Çanakkale’nin Kentsel Yenilemeye Bakışı

Çanakkale’nin Kentsel Yenilemeye Bakışı

Çanakkale’nin ilk yerleşim yeri olan Fevzipaşa Mahallesi’nde Kentsel Dönüşüm, önceki gün atılan temel ile resmen başladı.

İstanbul’un fethinden kısa bir süre sonra İstanbul’un ve boğazların korunması amacıyla 1462 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan, Çimenlik Kalesi’nin yanında kurulan Fevzipaşa Mahallesi, Çanakkale’nin ilk yerleşim alanı olmasıyla da ayrı bir öneme sahip… 550 yıllık tarihinde ilk kez değişim adına somut bir adım atılan Fevzipaşa Mahallesi’nin bu yenilenme süreci hakkında kahvehane kahvehane gezerek hem mahalle sakinlerinin hem de Çanakkale’nin diğer kesimlerinden vatandaşların görüşlerini aldık.

Muhlis Ceylan (Ceylan İnşaat Sahibi): “Kentsel dönüşüm oradaki oturmaya pek de müsait olmayan yapıların yeniden yapılandırılması için uygun olur diye düşünüyorum. Bu binaların yeniden yapılandırılması suretiyle inşa edilmesi, Çanakkale için faydalı olur kanaatindeyim. Köprü ile iki kordonun birleşmesi adına bir çalışma var. Fakat henüz belli değil diye biliyorum. Tabi olsa da olmasa da isabetli bir proje olduğunu düşünüyorum. Zaten Fevzipaşa Mahallesi konum olarak hak ettiği yerden çok uzak. Daha iyi olması gerekir. Oradaki tarihi dokuya zarar verilmeden tekrar inşa edilirse faydalı olur diye düşünüyorum. Oradan herhangi bir rant güdülmeden herkesin hakkına hukukuna riayet edilmeli. Çanakkale’mize hayırlı olsun demek lazım.”

Mesut Güngör (Emekli Asker): “Hiç olmazsa boğazdan geçen gemilerden görünen çarpık yapılaşmaya tertip düzen gelmiş olur. Şehrin çehresi biraz daha güzelleşmiş olur. Mahalle, Çanakkale’nin merkez esnaflarına yakın olmasına rağmen hak ettiği değeri yakalayamıyor. Kentsel dönüşümün de mahallenin düzeni bozulmadan yapılması gerekir diye düşünüyorum.”

Şehmus Şenol (Mahalle Sakini): Mahallemizdeki bazı yerleşkelerin tapuları yok. Bu insanlara yer gösterilirse insanlar da daha az kaygı duyarlar. Vatandaş, 40-50 sene önce gelmiş akrabasının yanına  bir ev yapmış buralara yerleşmiş. Fakat elinde herhangi bir belgesi tapusu yok. Olmadığı için de vatandaş, ben nereye giderim diye düşünüyor. Bu vatandaşlara imkan verilmeli diye düşünüyorum. Bunca sene sonra nereye gidecekler, sokağa mı atılacaklar?”

Perihan Karabaş (Mahalle Sakini): “Biz 30 seneden beri bu mahallede oturuyoruz. Bizim tapumuz yok. 30 sene evvel geldik buraya teyzemin yanına geldik, evler onundu biz ondan aldık. Ayşe Hanım diye birisi tapuları yazıyormuş ama ölmüş gitmiş diye anlatıldı bize… Sonra biz oraya bir gecekondu ev yaptık öyle oturuyoruz. Ama yarın öbür gün yıkılırsa sokakta kalacağız.”

Mehmet Karabiber (Mahalle Genci): “Kentsel dönüşüm bizler için, gençler ve gelecek nesiller için faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Büyüklerimiz daha iyi bilirler ama biz mahalle sakinlerini de düşünsünler istiyoruz bu dönüşüm yapılırken. Bizleri göz ardı etmesinler. Tapusu olanlar için pek sıkıntı yok belki ama burada ki tapusuz insanları da bir kenara atmasınlar. Hepsi fakir ve günlük yaşayan insanlar. Bu dönüşüm yapılırken kimsenin mağdur olmaması için düşünerek yapılmalı… Tatsız olaylar yaşanmasın istiyoruz. Kısaca tapusuz insanlarımız sokakta kalsın istemiyoruz.”

Soner Yavaş (Mahalle Sakini): “Burası benim kendi evim, 47 metrekare 2 katlı bir bina… Alt katta ben kendim, üst katta ise abimin kızı oturuyor. Güzel de bir kamelyam var üstünde. Burayı hadi müteahhide verelim diyoruz. Ama korkuyorum müteahhit beni kandırırsa diye… Ayrıca mahallenin yarısının tapusu yok. Devlet tabi burayı böyle bırakmaz ama fakir fukarayı ne yapacak sokağa mı atacak. Ben 60 senedir bu mahallede oturuyorum. Buradaki çoğu insanın bir göz odası var, üstü tophane altı şişhane. Aynı yerde yiyip, aynı yerde içip, aynı yerde yatıyor. Eğer iki odası varsa bir odasına oğlunu yerleştirmiş diğer odasında kendi kalıyor. Memnun! Memnun olmasa zaten kabuk değiştirir, yenilenir. Ama maalesef burada arpa boyu ilerleme yok. Mahalle kadınları ev temizliğine gidiyorlar. Erkekler kahveden başka yer bilmez. Çoğu ekmek parası kazanmadan geri döner. Kimisi müzisyen… Kimisi at arabacılığıyla geçiniyordu belediye aldı ellerinden… Meslek yok doğru düzgün, okuma yok. Çakılıp kalmış durumdalar. Kendilerini aşamıyorlar, bu sebepten hep geri gidiyorlar. Tabi bu durum maalesef çok büyük şeylere mal oluyor. Kavgalara mal oluyor, cezalara mal oluyor, hatta yaşamlara mal oluyor. Bence bunların dağılması yok olması için mahallenin dağıtılması lazım. Bir arada, bu yaşantı içinde kaldıkları sürece kabuklarından sıyrılamayacak, ilerleme gösteremeyecekler. Durum vahim mahalle için üzülüyorum.”

MAHALLEMİZİN GELECEK NESİLLERİ İÇİN KAYGILIYIM

“Ben artık yaşlandım. Bugün var, yarın yokum. Buluyorum bir parça ekmek yiyorum. Fakat bununla bitmiyor ki iş, nesil var. Neslimize iyi bir şeyler bırakmak istiyoruz. Belki benim düşündüğümü mahallede çok insan düşünmez. Ben hayatımı yazıhanecilikten kazandım. Bana çok şeyler kattı. Çok şeyler öğretti. Mahallede kafamı uzatıp gidip yazıhanecilik yapmamış olsaydım psikopat olur çıkardım. Ne ararsan var çünkü mahallemizde… Bu yüzden, gelecek nesiller için istiyorum mahalleme bir şeyler olsun. Mesela şu yeni yapılan evlere Fevzipaşa Konakları koymuşlar isimlerini… Ne kadar güzel!..”

Sabih Can Durmuş – Aslı Yıldız



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.