Ağlamak Meselesi Hakkında

Ağlamak Meselesi Hakkında

Nazım’ın şiirinden adını alan resim sergisi ‘Ağlamak Meselesi’ni üretenler, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Bölümü yüksek lisans öğrencilerinden Serhat Demir ve Ogün Yücel ile konuştuk.

14-21 Nisan tarihleri arasında sergilenen “Ağlamak Meselesi” sergisi; kendi deyimleriyle ayrı gözlerden fakat aynı pencereden görme meselesi ile doğmuş. Son yıllarda beraber birçok karma sergide yer alan ikilinin açtığı “Ağlamak Meselesi” adlı serginin ana aksını güncel sorgulamalarla dolup taşan bilinçaltının tetiklediği dışavurumlar oluşturdu.  İkili; toplumsal, politik ve sosyo-kültürel koşullar dahilinde bireylerin yüzleşme, çatışma ve hayatla başa çıkma sorunu üzerine, aynı çalışma ortamında birbirlerini kuşatan etkileşime karşılık kendilerine özgü iki farklı plastik dille bir ifade alanı aralamayı hedefliyor.

1 yıldır aynı atölyede çalıştıklarını belirten Yücel; “Plastik olarak ikimizin yaptığı işler farklı işler. Fakat tarz olarak hemen hemen aynı şeyleri yapıyoruz. Ben yıllardır hemen hemen her zaman otobiyografi çiziyorum. Yaşadığım şeyleri ve anılarımı çiziyorum. Tabi bu anılar içerisinde sosyo-politik siyasi olaylar hepsinin izlerini taşıyan resimler. Patlamalar, göçler hepsi dolaylı yollardan bizim hayatımıza girmiş oluyor. Serhat daha çok figüratif dışavurum çalışıyor. Konusu toplum olaylarına döndü biraz daha.Biz aynı şeyi farklı çiziyoruz aslında. Açtığımız sergi ile de bunu göstermek istedik. Birlikte sergi açmamızın ilk amacı buydu. Bir hazırlanma sürecim olmadı çünkü otobiyografi sürekli devam eden bir şey.” diyerek serginin meydana gelme sürecini anlattı.

AMACIMIZ İSTANBUL
Aldıkları tepkilerin gayet olumlu olduğunu belirten Yücel; “Şu anda amacımız bu sergiyi İstanbul’a taşımak. Birkaç resim daha ekleyerek bu amacımıza ulaşmayı hedefliyoruz. Burada denemiş olduk. Hem kendimizi gördüm hem tepkileri ölçtük. Yan yana nasıl iş yapabildiğimizi tarttık.” dedi.

Derdimi Anlatma İstemem
Yücel; resimlerinde anlattıklarının anlaşılması konusunda ise şu sözleri söyledi: “Yakalamak istediğimiz plastik bire doygunluk var. Renk kompozisyon olarak bunu sağladık. Hocalarımızdan olumlu tepki aldık ama anlatılmak istenen anlatıldı mı sorusunu ise ben pek de derdimi anlatmak istemiyorum diyerek cevaplayabilirim. Otobiyografik çalışmalar yapıyorum bunu bir nevi günlüğüm gibi. Kimsenin de günlüğümü okumasını istemem. Ama hakkımda yapılan yorumlar elbette ki hoşuma gidiyor. Yorum daha çok izleyenlerindir çünkü. Örneğin bir çiçek çizdiğimde bir başkası bunu ölüm olarak da yorumlayabilir.”

Yıldız Sağlam



, ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.