NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ?

NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ?

Haftalardır referandumla alakalı değinilmesi gereken tüm detaylara temas ettik. Bu hafta biraz daha farklı bir konuyu, ekonomimizi irdeleyelim dedim. Tabi bir otorite değilim haşa… Sadece elde olan verilerle, ülke olarak bazı alanlarda neden bir başarı elde edemediğimiz ile alakalı kafamı karıştıran konuları işlemek istiyorum. Çünkü benim gibi her vatandaşın kafasını kurcalayan şeylerden bahsedeceğim biraz. Ülke olarak ithalat ve ihracat dengesizliğimiz yıllardır devam eden gözle görülür bir gerçek. Bu ülkede yurt dışına ürün ve hizmet satan iş adamları için devletin sağladığı sayısız imkânlara rağmen hala yıl bazında gerçekleşen rakamların bu denli yetersizliği kafalarda soru işaretleri oluşturuyor. 2016 yılı ihracatına baktığımızda 142 Milyar 610 Milyon Dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Ülkenin ekonomi alanındaki erk sahiplerinin, 2017 yılının sıçrama yılı olacağını belirtmeleri vatandaşta nasıl bir beklenti yaratıyor bilinmez ama 2017 yılı sonunda hedeflenen ihracat rakamı 155 Milyar Dolar. 769 Milyon 632 bin hektarlık karasal büyüklüğü olan ülkemizin yaklaşık yüzde 31’i tarıma elverişli topraklardan oluşurken tarımsal ürünler bazında yaptığımız ihracat yıllık ortalama 20 Milyar Dolar civarında… Peki, toplam yüz ölçümü neredeyse Konya ilimiz kadar olan bir Avrupa ülkesi nasıl oluyor da sadece tarım sektöründe yıllık 85 Milyar Dolar ihracat yapabiliyor. İşte tam olarak burada bu soruyu kendimize sormakta fayda görüyorum.

Nerede yanlış yapıyoruz?

Katma değeri yüksek ürünler dediğimiz teknoloji ve yazılım üzerine ihracatımız zaten çağın koşullarında çok çok alt seviyelerde gerçekleşiyor. Bunu bile anlamakta güçlük çekerken, geçmişten bu güne en büyük geçim kaynaklarımız olan Tarım ve Hayvancılık’ta nasıl bu kadar geri kaldık ve ülkede et fiyatlarını düşürmek için yurt dışından ithal hayvan getirtmek zorunda kaldık bunlar gerçekten anlaşılması zor mevzular. Ama en çok kafaları kurcalayan ve anlam verilemeyen ise Konya ilimiz kadar toplam büyüklüğü olan bir ülkenin tarım ihracatının, bizim tarım ihracatımızdan 4 kat daha fazla olması. Buradaki sorun çiftçiye yeterli desteğin ve teşvikin verilememesi mi? Yoksa gerekli üretim yapılıyor da bunu yurt dışına pazarlama noktasındaki girişimlerimiz mi yetersiz? Aslında iki türlü de bakıldığında bürokratik ve stratejik sorunlar olduğu kesin. Tabi ülkemizin etrafındaki ateş çemberinin ve uçak düşürülme olayından sonra Rusya ile yaşadığımız siyasi krizin ekonomi üzerindeki etkilerini göz ardı edemeyiz. Yani o zaman diplomatik açıdan da ihracatımızı etkileyen birçok olaydan bahsetmek mümkün.

Ekonomi Bakanlığı 2023 yılı için 500 Milyar Dolar ihracat hedefi koydu. 2017 yılı için ise hedef 155 Milyar Dolar. Ufak bir hesapla, 6 yılda ihracatımızı yaklaşık 4 kat arttırmak hususundan bahsedildiğini anlayabiliriz. Ama bundan 6 yıl önceye bakarsak ki 2011 yılına tekabül eder ve 2011 yılı ülkede Cumhuriyet tarihinde ihracat rekoru kırıldığı yıldır. Bu yılda bile ihracatımız 134,6 Milyar Dolar olarak gerçekleşti. 2011 yılından 2017 yılına kadar ki 6 yılda artışa bakarsak 8 Milyar Dolar olarak görünüyor. 2023 yılında nasıl olur da ihracatımızı 500 Milyar Dolara çıkarırız bilinmez ama bunu her vatandaş gibi ben de çok isterim tabii ki de. Çünkü ülke kazanırsa vatandaş da kazanır. Keşke bu hedef koyulan rakamlar gerçekleşse ama bunun için de hem siyasiler hem de vatandaş olarak bizler elimizden gelen gayretin çok ama çok daha fazlasını göstermek zorundayız. Katma değeri yüksek, kiloda hafif pahada ağır ürünler ihraç etmeye başlamalıyız ki bu rakamların gerçekleşmesini gerçek manada umut edebilelim.



, ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.