TURİZM Mİ?

TURİZM Mİ?

Çanakkale, yerli yabancı turistlerin ilgi gösterdiği önemli bir yer. Dünya ve Türk tarihindeki yeri anlatılmaz. Çanakkale denilince akla, kahramanlık, vatanseverlik ve inanç gelir. Çanakkale, dünyayı yenenlerin yenildiği yerdir. Çanakkale, Mustafa Kemal’in, Atatürk olduğu Şehitler Diyarıdır. Peki, bu kadar önemli bir merkezde konaklama durumu nedir? Diğer bir deyimle yatak kapasitesi ne kadardır? Rakamı tam olarak bilmiyoruz. Ancak, başında bulunduğumuz, yüzme organizasyonları olduğunda, konaklamanın yer bulmanın ne kadar zor olduğunu da bizzat görüyoruz. Geçen hafta son üç gün, Okullar Güreş Müsabakaları yapıldı. Yaklaşık 120 sporcunun katıldığı müsabakalarda, velileri ve hocalarını da sayarsak, toplamda 200 kişilik bir kafile olduğunu söyleyebiliriz. Bizim de, Yüzme İl Temsilciliği olarak, yine aynı günler de Anadolu Yıldızlar Ligi Finali vardı. 700 sporcu, veliler ve hocaları olmak üzere, 1000 kişilik bir kafileyi ağırladık. İlaveten, dışarıdan gelen hakem arkadaşlarımız. Bir ay önceden başlattığımız rezervasyon çalışmalarında, çok zorluk çektiğimizi söyleyebiliriz. Yani kısaca, Çanakkale’de konaklama problemi vardır. Ev, dükkân yaparak kiraya verip, bunların geliri ile yan gelip yatanlara duyurulur. Evet, Çanakkale’de, yeni otellere, konaklama tesislerine acilen ihtiyaç vardır. Gittikçe büyüyüp gelişen bu güzel şehre yapılan yatırımların da rantabl olacağını belirtmek isteriz.

ACICIK UCUNDAN

Epeyidir acıcık ucundan şettirmedik. Şettirelim mi? Ne dersiniz? Anlaşıldı. Başlıyoruz o zaman. Beyaz göçmen, Kanada’nın uçsuz bucaksız ormanlarında bir kulübe yapmış, kışa hazırlanıyormuş. Odun keserken, bir Kızılderili’nin geçtiğini görmüş ve seslenmiş: – Hey Kızılderili, kış nasıl olacak? Kızılderili, yoluna devam ederken cevap vermiş: – Soğuk. Yerlilerin doğa bilgisine büyük güven duyan göçmen epey endişelenmiş ve her ihtimale karşı daha fazla odun kesmiş. Akşam Kızılderili geri dönerken, göçmen yine seslenmiş: – Hey arkadaş, kış gerçekten çok mu soğuk geçecek? Kızılderili yoluna devam ederken cevap vermiş: – Çok, hem de çok soğuk. Göçmen artık fena halde korkmuş. Çılgınlar gibi odun kesip istiflemiş. Ertesi sabah Kızılderili geçerken seslenmiş: – Bu kış, insanoğlunun yaşayamayacağı kadar soğuk olmak! Nefes nefese bütün gece durmadan odun kesip, bitkin düşen göçmen sormuş: -Nereden biliyorsun? Kızılderili bilgiç bir tavırla demiş ki:
– Eski bir Kızılderili sözü var, beyaz adam çok odun kesmek, kış çok çok soğuk olmak. Sağlıcakla kaylınız.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.