REFERANDUM!

 

REFERANDUM!

Hatırlayabildiğimiz, ancak oy kullanamadığımız,1961 Anayasa referandumunu saymazsak, Referandum ile yaşımız itibari ile ilk olarak 1982 Anayasası, diğer bir deyimle, Kenan EVREN anayasasının oylaması ile tanıştık. Millet 12 Eylül öncesinde, anarşiden bıkmış, hayat kaygısına düşmüş, denize düşmüş, yılana sarılmış. Ne yapsın? İhtilal olunca, bütün gazeteler manşet atarak ”Hoş Geldin Asker” demişlerdi. Vatandaş da darbeyi alkışlamıştı. Zira her ne hikmet ise, anarşi, terör bir günde bıçakla kesilir gibi kesilmişti. Vatandaşı, uzun süre Cumhurbaşkanının seçilmemesi nedeniyle, partilere kızgındı. Meclis Başkanı, rahmetli İhsan Sabri Çağlayangil, Cumhurbaşkanlığına vekâlet ediyordu. Millet bu durumu hiç tasvip etmiyordu. Bilmeyenler için yazalım.12 Eylül öncesinde, Türkiye’de günde 30-40 vatandaşımız, terör nedeniyle hayatını kaybediyordu. Vatandaş ihtilalı alkışladı. Doğru. Şimdi kınayabilirsiniz. Ancak, o günlere göre düşündüğünüzde, milletin alkışlamasını gayet doğal görürsünüz. Tabi ki, sonraki yapılan demokratik olmayan uygulamalar, milleti pişman etmişti. Referandum sonucunda % 92 Evet çıkmıştı. Üstelik darbenin Lideri Kenan Evren, Anayasa paketinin sonuna, evet çıktığında kendisinin de, Cumhurbaşkanı olacağı maddesini de eklemişti. Ve Cumhurbaşkanı oldu.16 Nisanda halk oylamasına sunulan anayasa, işte Kenan Evrenin Anayasasının bir bölümüdür.

 ALIŞTIK ARTIK

Millet Referandumun ne olduğunu böylece görmüş oldu. Sonra, rahmetli Turgut ÖZAL, hükümeti kurdu. Rahmetliler, Türkeş, Demirel ve Ecevit yasaklıydılar. 1987 yılında, bunların yani siyasi yasaklıların, yasağının kalkması için, Halk Oylamasına gidildi. Ve halk oylaması sonucu % 57,9 Evet,% 42,1 hayır ile siyasi yasaklar kalktı. Referandum öncesi, ANAP iktidardaydı. Rahmetli ÖZAL. Devletin bütün imkânları ile hayır için çalıştı. Ama olmadı. Biz Ülkücüler, Türk Milliyetçileri, demokrasiden yana olan vatan sevdalıları, hem Başbuğumuz Alparslan Türkeş, hem de, rahmetli Ecevit ile Demirelin yasağının kalkması yönünde oy kullandık. Çalıştık. Rahmetli Ecevit’in,12 Eylül önce Ülkücülere yaptığı zulmü dikkate almadık. Anlayacağınız, milletten korkmamak lazımdır. Milletin verdiği karar her zaman doğrudur. Kimse bunun aksini düşünmesin. Hazır yeri gelmişken, Rahmetli Demirel’in, kendi yasağının kalkması için yaptığı toplantılardan birinde yaşanan bir olayı anlatalım. O zamanlar millet iktidardan bıkmış. Bir kurtarıcı arıyor. Vatandaş Demirel’in önünü keserek,”Kurtar bizi baba” diye haykırıyor. Nüktedan Demirel hemen cevabı yapıştırıyor,”Önce siz beni kurtarın, sonra da ben sizi” diyor.Sağlıcakla kalınız.

 



, , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.