Türk’ün Dostu!

TÜRK’ÜN DOSTU!

Yıllardır, “Türk’ün, Türk’ten başka dostu yoktur” diye seslendik. Ne yazık ki, Türk Milliyetçilerinin bu söylemi, ırkçılık olarak algılandı. Avrupa, bugün gerçek yüzünü gösteriyor. Yıllar önce tespit ettiğimiz bu tutumu, geç de olsa, Türk Milleti görmüş oldu. Yine öğrencilik yıllarımızda kullandığımız bir slogan vardı. Onu da eleştirdiler. Kınadılar. Olsun. Şimdi bizim söylemlerimize gelmiş oldular. Neydi o slogan? “Ne Amerika, ne Rusya, Ne Çin. Her şey Türklük için. Türk’e göre. Türk tarafından” Bu küffarlara karşı bir ve birlik olmalıyız. Onları alt etmenin tek yolu budur. Güçlü Devlet olmalıyız. Yine sloganlarımızdan birisi de,”Güçlü Devlet. Güçlü İktidardır” idi. Referandum sürecinde, asla ve kat’a birbirimizi kırmayalım. İncitici üslup kullanmayalım. Herkesin kararına saygılı olalım.17 Nisanda sandıkta ne çıkarsa, Milletin tercihi ne ise ona saygı duyalım. Özellikle Ülkücü kardeşlerimize seslenmek istiyoruz. Tercihiniz ne olursa olsun, kırmadan, dökmeden propagandanızı yapınız. Elbette ki, fikriniz, düşünceniz, mensubiyet bağı duyduğunuz parti ya da siyasi oluşum ile aynı olmayabilir. Kimse sizi, partiye ihanet ile suçlayamaz. Amma ve lakin hakaret içeren laflar etmek, aşağılamak uygun bir davranış biçimi değildir. Hükümetin uyguladığı yanlış dış politika, bizi bu günlere getirdi. Şimdi diyeceksiniz ki, iç politika çok mu iyi? Değil elbette. Her şey, güllük gülistanlık gösteriliyor, ama hiç de öyle değil. Ekonomi dibe vurmuş durumda. Ancak bizler, AKP’nin hükümet etme şeklini beğenmiyoruz.15 yıl içinde nereden, nereye geldiğimizi de görüyoruz. Ancak mesele, memleket meselesi olunca, gerisine teferruat olarak bakıyoruz. Güzel olan, Avrupa’nın takındığı tavır, iktidarı, muhalefeti bir araya getirmesidir. Demek ki, “Tasada, kıvançta ve sevinçte bir ve birlik olan Türk Milleti”, dışarıdan gelen saldırıları karşı yekvücut olabiliyor. Bu da Millet olmanın bir refleksidir.

KAHKAHA

Jack ve Jhonny adındaki iki kardeş, yaramazlıkta sınır tanımıyorlarmış. Artık öyle bir raddeye gelmişler ki; mahalledeki her şeyi kırıp dökmeye başlamışlar. Daha fazla dayanamayan mahalle sakinleri bu kardeşlerin anne ve babasına gidip bu çocukları rahibe götürmelerini istemişler. Anne ve babaları da pazar günü olunca onları kiliseye rahibin yanına götürmüşler. Rahip ilk olarak büyük kardeş olan Jack’i yanına kabul etmiş. Jack korka korka rahibin karşısına oturmuş. Rahip de konuya nasıl gireceğini düşünüyormuş. En sonunda rahip dönmüş Jack’e ve şöyle demiş: – Tanrı nerede?

Jack’in kanı donmuş ne diyeceğini bilemeden rahibe baka kalmış. Rahip soruyu tekrar sormuş: – Evladım Tanrı nerede? Jack daha beter şok olmuş boğazındaki bir düğümlenmeyle ne yapacağını bilememiş. Rahip soruyu daha yüksek bir sesle yineleyince Jack oturduğu yerden fırlamış odadan çıkıp kardeşinin elini yakalamış ve eve kadar arkasına bakmadan koşmuş. Eve varınca yatağının altına saklanmış. Olanlardan hiçbir şey anlamayan küçük kardeş sormuş: – Abi, biz niye saklanıyoruz? Jack telâşla cevap vermiş: – Jhonny bu kez başımız çok büyük belada; Tanrı kaybolmuş, bizden biliyorlar!.. Sağlıcakla kalınız.



, ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.