Anneliğin En Üst Rütbesi

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Anneliğin En Üst Rütbesi

Engelli çocuklara sahip anneler ve çocukları yaşadıklarını ve düşüncelerini anlatarak çağrıda bulundular.

Kutsal sayılan annelik mertebesinin de üzerinde bulunan engelli anneleri büyük bir özveriyle hayatlarını sürdürüyor. Normal çocuklardan daha özel ilgiyi hak eden çocukları için ellerinden geleni yapıyorlar. Onlar bunu yaparken hiç şikayet etmese de durumu zorlaştıran bu durumu görmezden gelip yadırgayan insanlar.
Birçok toplu alanda insanların bakış açısı önceki yıllara göre iyileşmiş durumda. Ancak hala durumu yadırgayan sağlıklı ve hiçbir engeli bulunmayan insanlarla karşılaşmak mümkün. Anneler ise bakış açısını değiştirmede eğitimin önemini vurguluyor.
Gülcan Civelek: “Öğretmenler bu konuda daha çok şey bilmeli. Eğitimcilere bu anlamda büyük iş düşüyor. Engelli çocuklar eskiden dışarıya bile çıkarılmıyorlardı, okula gönderilmiyorlardı. Son 5 yıldır durum değişti. 30 yıldır Çanakkale’de yaşıyorum. Bu değişime şahit oldum. Eskiden çocuklar dönüp dönüp bakardı. Tekerlekli sandalye aşinalığı yavaş yavaş oluşmaya başladı. Çocukların hayata bakışını şekillendiren ailelerdir. Çocukların bir suçu yok. Ailelerin bu konuda duyarlı olmaları ve çocuklarını da o şekilde yetiştirmeleri gerekiyor.”
Civelek’in kızı, Gazi Orta Okulu’nda memur olarak çalışan aynı zamanda engelli müzik korosunun üyesi Tuba Civelek ise “Bizim de bir şeyler yapabildiğimizi fark etsinler. Bizler gibi olanlar da çekinmeyip dışarıya çıksınlar. Yapabileceğimiz çok şey var. Yapabildiğimizi görüp dışarıya çıkarak toplumla kaynaşsınlar.” diyerek engeli olan herkese cesaret verdi.
Doğuştan görme problemi yaşayan Ebru Özkaranfil’in annesi Ayten Özkaranfil; “Kızım gözleri kataraktlı olarak dünyaya geldi. Biri hiç görmeyen gözlerinin biri ise kısmen görüyor. Yalnız başına dışarıya çıkamıyor. Genelde yanında ben bulunuyorum. 5 yıldır ise severek koro çalışmalarına katılıyor. Solo çalışmaları da var. Hatta koronun tatile girmesini bile istemiyor. Kızım ve diğer arkadaşlarının böyle bir alanda görev almaları kendilerine daha  çok güvenmelerini sağlıyor. Aynı zamanda başardıklarını hissediyorlar. Kordan sonra kızımı dışarıda tanıyanlar oluyor, bu durum onun da hoşuna gidiyor. Böyle etkinliklerle seslerini duyurmuş oluyorlar.”  diyerek sosyalleşmenin önemini vurguluyor.
Ayten Özkaranfil; “Çocuğum doğduğunda ben dünyadan kopmuştum. İşimi bile bırakmayı düşündüm. Annem ve babamın desteğiyle ayakta kalarak çocuğumu büyütmeye gücüm yetti. Kızım küçükken çok dışlanıyordu. Eve geldiğinde okuldaki arkadaşlarının dalga geçtiğini söylüyordu. İnsanlar güler yüz ve tatlı dille yaklaştıkları takdirde çocuklarımız hiçbir sorun yaşamıyor. İnsanların bu konuda duyarlı olmaları gerekiyor.”
Yıldız Sağlam

 


anneler-anlattı anneliğin-en-üst-rütbesi annelik Çanakkale engelli-çocuklar kadın röportaj Bu haber 13/02/2017, Pazartesi günü yayınlandı, 56 defa görüntülendi
*