Anasayfa / Güncel / Kader değil denetimsizlik

Kader değil denetimsizlik

3

Kader değil denetimsizlik

Son zamanlarda Türkiye’nin birçok yerinde, yurtlarda yaşanan olaylar ve son olarak Adana’nın Aladağ İlçesinde bir yurtta, önceki gece 11’i öğrenci 12 kişinin ölümü ile sonuçlanan yangın sonrası gözler Çanakkale’deki yurtlara çevrildi.

Çanakkale Merkez’de Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı 68 özel ve kamu yurdu, bir o kadar da Çanakkale ilçelerinde yurt var. Türkiye Özel Öğrenci Yurtları Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Özel Öğrenci Yurtlar Federasyonu Başkanı Refik Ercan, Milli Eğitim’e bağlı kendi dillerince ‘meşru’ olan yurtlar denetlenirken, pansiyon, apart gibi ‘meşru olmayan’ yerlerin bu denetime tabi tutulmadıklarını ve uzun zamandır bunun mücadelesini verdiklerini aktardı.

Öte yandan demokratik kitle örgütleri ve sendikalar da dün İskele Meydanı’nda bir araya gelerek yaptıkları açıklamada, “Can kayıplarının sebebi devletin yurtlar üzerindeki denetimsizliği, kız çocukları dışarı kaçacak diye yangın merdivenini kilitleyen zihniyet ve eğitimdeki piyasalaşma ve gericileşmedir’ vurgusu yaptılar.

Öncelikle görüşlerini aldığımız Özel Yurtlar Başkanı Ercan gazetemize şunları söyledi;

“Çanakkale’miz de şehir merkezimizde Milli Eğitim Müdürlüğüne dolayısı ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 68 yurdumuz var. İlçelerde de bir o kadar var. Biz bunlara meşru diyoruz. Yani devletin denetiminde en az yılda iki defa Milli Eğitim Müfettişleri tarafından denetime tabi tutulan yerler olarak meşru yerler diyoruz. Birde bunların dışında öğrenci yurdu, konuk evi, pansiyon, apart gibi isimler altında faaliyet gösteren yerlerde var. Bunlar kendi açısında pansiyon ise Emniyet Müdürlüğüne bağlı olarak görev yapıyorlar. Yani kendi dizaynları içerisinde faaliyetlerini yürütüyorlar. Apart denilen yerlerde ev sahibi, kiracı ilişkisi içerisinde borçlar kanununa göre düzenlenmiş, yine o şekilde faaliyetlerini yürütüyorlar.”

YÖNETMELİĞİN AÇIK TARAFI VAR

“Ancak bir yönetmeliğimiz var 2004 yılında çıkan bu yönetmeliğimizin 9. Maddesinin ikinci fıkrasında aynen ‘yalnızca öğrenci barındıran yerler, Milli Eğitim Müdürlüklerine, dolayısı ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olmak zorunda. Aksi halde kapatılır ve ceza i işlem uygulanır’ diyor. Ancak bu yönetmeliğin bir açık tarafı, biz ona lastikli tarafı diyoruz. Yani uzattığın zaman her iki tarafa da uyabilecek bir durumu var. Düşününki 50 kişilik bir mevcudu yatak sayısı var. Bunların içerisinde bir tane öğrenci dışı çalışan kayıt yaptığı zaman, bu kontrollerde çıkınca bu yönetmeliğini ilgili maddesinde çıkmış oluyor. Yönetmeliği hazırlarken her halde iki taraf içinde olumu mesajlar içeren bir tema izlendi. Bu şekilde yazıldı.”

DENETİM MÜCADELESİNİ SÜRDÜRÜYORUZ

“Buradan yola çıkarak bizim meşru değil dediğimiz öğrenci barındıran yerlerin bir tane dahi olsa Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olmasını arzu ettiğimiz için camiayı temsil edelim diye 2005 yılından beri bunun mücadelesini veriyoruz. Bunu için beş arkadaş bir araya geldik, federasyon kurduk. ‘Türkiye Özel Öğrenci Yurtları Federasyonu.’ Bu çerçevede zaman zaman Ankara’da toplanıp Bakanlık ile bir araya geliyoruz. Düşüncelerimizi belirtiyoruz. Zaman zaman bizden görüş alıyorlar ama çoğu defa Milli Eğitim Bakanlığı bürolarında yönetmelikler kendiliğinden hazırlanıyor ve bize de uygulanıyor. Bize göre meşru olmayan diye tabir ettiğimiz yerlerinde yine Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olmak kaydı ile hepsinin aynı kulvar da koşuyor olmasını arzu ediyoruz. Gerek dernek, gerek federasyon olarak ilimiz ve ülkemiz çapında bunun mücadelesini yıllardan beri sürdürüyoruz. Zaman zaman güncel olan müessif olaydan dolayı son derece üzüntülüyüz. Daha önce Ankara Yiba çarşısında da böyle bir olay yaşanmıştı. Şimdide Adana’da dün akşamdan beri haberlerini izleyerek üzülüyoruz. Bizimde uygulamak istediğimiz denetimden uzak, kendi halinde kurallarını koyan kurumların bu gibi müessif olaylara kucak açtığını ve sebebiyet verdiğini görüyoruz. Ama bizde öyle değil. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı yurtlarda teftiş kurulunun hazırladığı bir format var. O formatta a dan z ye kadar müfettişler geliyorlar ve bakıyorlar birinci madde evraklarınız düzenlimi, ikinci madde yangın tüpleriniz dolumu tarihlerini kontrol ediyorlar, yangın merdiveni yönetmeliğine uygun mu? Yangın merdiveni yapılmış ama kapısı kilitlimi değil mi? Kapısı açık ama önüne bariyer mi konuşmuş, acil bir durumda rahatlıkla tahliye edilebilir mi? Dolayısı ile o da güzel iyi fakat yangın merdiveni uygun mu? Bunların hepsi denetleniyor. Değil ise yazılar yazılıyor. Yerine getirilmesi bir şekilde sağlanıyor.”

DENETLENEN YER HARİCİNDE YERLER VAR

“Çanakkale’de 68 tane denetlenen yer haricinde, pansiyon, apart gibi öğrencilerin kaldığı yerler var. Yine onlarda kendi çerçevesinde, kendilerine göre meşrular. Mesela bir yere gidiyorsunuz mesela nesiniz siz apartsınız sözleşmelerini yapmışlar, borçlar kanunu hali hazırda yürürlükte olan ona göre hazırlıkları  yapılmış ev sahibi kiracı ilişkisi içerisinde faaliyetlerini sürdürüyorlar.”

ÖLMEK KADERİMİZ DEĞİL

Ayrıca İskele Meydanı’nda bir araya gelen Demokratik Kitle Örgütleri ve Sendikalar yaşanan olay ile ilgili olarak basın açıklaması yaptılar. Yapılan açıklamada konuşan Deniz Öztürk şunları söyledi; “Gün geçmiyor ki tarikatlar ve tarikat yurtları yeniden canımızı yakmasın. Dün Adana, Aladağ’da tarikat yurdunda çıkan yangında tam 12 arkadaşımız, 12 yoksul emekçi çocuğu birbirlerine sarılıp yanarak can verdi. Bakanlar, çıkıp kader, fıtrat deseler de; bizler biliyoruz ki bu can kayıplarının sebebi devletin yurtlar üzerindeki denetimsizliği, kız çocukları dışarı kaçacak diye yangın merdivenini kilitleyen zihniyet ve eğitimdeki piyasalaşma ve gericileşmedir. Eğitimde gericileşmenin ülkemize acı ve ölüm dışında bir şey getirmediğini, Karaman’da Ensar Vakfı’na ait yurtta 45 erkek öğrenciye tecavüz edildiğinde, Konya’da Kur’an kursunun çökmesiyle 17 genç öldüğünde, Adıyaman , Gerger’de İmam Hatip Lisesi’nde 30 öğrenci cinsel istismara uğradığında en yakıcı haliyle gördük! Emekçi ailelerin yoksullukla boğuşurken çocuklarını bu tip yurtlara mecbur bırakıldığı bir ülkede eğer ki müftülükler 6 milyon TL’ye yeni binalara sahip oluyorsa kimse bize kaderden bahsetmeyin! Çanakkale halkı olarak, buradan bir kez daha söylüyoruz ki, tarikatlar ve tarikat yurtları derhal kapatılmalıdır. Öğrencilerin barınma hakkı devlet tarafından sağlanmalı ve denetlenmelidir. Ölmek çocuklarımızın kaderi değildir!”

(Eren Aşnaz)

Hakkımızda Gündem

Bu Haber Çok Okundu

15292685_10209857155860044_457232246_o

ÇTSO’da imza birlikteliğin adı ne?

ÇTSO’da imza birlikteliğin adı ne?  ÇTSO Kasım ayı toplantısında yine gündem dışı konularla hararetli tartışmalar …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.