Anasayfa / Kent Yaşamı / Süt ürünlerinde antibiyotik tehlikesi

Süt ürünlerinde antibiyotik tehlikesi

bekir-sitki-ayagSüt ürünlerinde antibiyotik tehlikesi

Son yıllarda antibiyotik direncinin insan sağlığını tehdit ettiği gerçeği noktasında yapılan halkı bilinçlendirme çalışmaları hayvan sağlığı noktasında eksik kaldı. Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Bekir Sıtkı Ayağ Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının üreticileri kontrol etmesi gerektiğini ifade etti.

Hayvan sağlığı hizmetlerinde, insanlardan iki kat fazla kullanılan antibiyotikler et, süt ve diğer ürünlerle insana geçiş yapıyor. Reçetesiz ve bilinçsiz kullanılan antibiyotikler et ve süt ürünlerinin kalitesini bozmaya devam ediyor. Dolayısıyla bu ürünleri tüketen insanlarda da zaman içerisinde antibiyotik direnci oluşuyor.  Dünya sağlık örgütlerince yapılan araştırmalar, 2050 yılına kadar 10 milyon insanın antibiyotik direncinden kaynaklanan hastalıklar sebebiyle yaşamlarını yitireceğini öngörüyor.

Çanakkale İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Ziraat Yüksek Mühendisi Zooteknist Bekir Sıtkı Ayağ,  gazetemize hayvanlarda bilinçsiz ve reçetesiz antibiyotik kullanımı ve üreticinin sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hayvansal antibiyotik kullanımının reçetelendirilmesi noktasında Sağlık Bakanlığının devreye girmesi gerektiğini ifade eden Ayağ; ““Antibiyotik bakteri ve virüslere karşı hayvanın direncini korumak ve onları hayvandan atmak için kullanılır. İnşaların reçetesiz antibiyotik kullanımı yasaklandı ancak hayvanlar için aynı durum söz konusu değil. Kalabalık sürülerde muhakkak hasta hayvanlar görülüyor.  Rutin iç hastalıkların dışında sakatlanma, yaralanma, solunum yolları enfeksiyonları ve gözlerde yaşanan problemler ile karşılaşan üretici en kolay yolu seçerek reçetesiz ve bilinçsiz bir şekilde antibiyotik kullanıyor. Veterinere dahi danışmıyor. Diğer üreticilerde gördüğü ve işe yaradığını duyduğu ilacı işletmesinde bulunduruyor. Birçok hastalık benzer semptomlar sergiliyor. Üretici eczanelerden, veteriner hekimlerden ilacı tedarik ediyor. Bunun kontrolünün sağlanması gerekiyor. Biz hayvansal antibiyotiğin de online takip edilmesi gerektiğine ilişkin Gıda tarım ve Hayvancılık Bakanlığını başvuruda bulunduk.  Böyle bir uygulama hayata geçerse köydeki üretici elinde hangi ilaç var, hayvana hangi ilacı tatbik ediyor, bunun kontrolü sağlanmış olacak.  Hem de israfın önüne geçilmiş olacak” dedi.

BU KONUDA DA KAMU SPOTLARI HAZIRLANMALI

Kamu spotları ve eğitimlerle üreticilerin bu noktada bilgilendirilmesinin büyük önem içerdiğini de ifade eden Ayağ sözlerine şu ifadelerle devam etti:

“Çanakkale de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile gerçekleştirdiğimiz çalışmada, hemen hemen her ilçeden aldığımız süt örneklerinde yüzde on oranında bir antibiyotik tespit ettik.  Bu noktada sütün de peynirin de kalitesini düşürüyor ve insanlar da antibiyotik almış oluyor. Ayrıca antibiyotik verilen hayvandan bir süre süt almamanız gerekiyor. Ancak bazı üreticilerimiz bu sürece uymuyor.  Antibiyotik kullanmış tek hayvanın sütü bütün tankı bozabiliyor. Bazı cezai yaptırımlar var. İçerisinde antibiyotik tespit edilen sütlerde üreticiye bir miktar para cezası veriliyor. Ancak her gün antibiyotik kontrolü yapmaya imkân yok.  Bunun önüne geçmek için sütü kontrol etmek çözüm değildir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı üreticinin kullandığı antibiyotiği kontrol altına almalıdır.  Üretici bu anlamda bilinçlendirilmeli, insan ve hayvan sağlığı noktasında önemi anlatılmalıdır. Sağlık Bakanlığı hayvansal antibiyotiklerin insan sağlığına ne kadar zarar verdiğini halka anlatan çalışmalar yapmalıdır.”

ÜRETİCİNİN DERDİ BİTMEK BİLMİYOR

“Üreticinin sorunları bitmek bilmiyor.  Bu sene üretici süt fiyatlarındaki düşüş sebebi ile çok kötü bir sene geçirdi. Ülkeye turistin gelmemiş olması, turistik bölgelerde peynir tüketimini yüzde kırk oranında düşürürken, Ezine peyniri gibi kaliteli ürünler marketlerde bulunan ucuz peynirler ile rekabet etmedi.  Yüksek maliyetler ile karşı karşıya kalan üretici 2016 senesini zararla kapattı. Bu sene her anlamda ülke olarak normalin dışında seyreden bir durumun içerisine girdik. Ancak hayvanlarımız süt üretmeye devam etti. Arz talep dengesizliği bu yılı büyük zararla kapattırdı.  Bir çok mandıra önümüzdeki yıl süt alımını durdurup işletmeyi kapatacağını söylüyor. Üretici zarar ettiği ve borçlandığı için hayvanlarını ve arazilerini satmak durumunda kalıyor. Son on senenin en kötü senesini geçirdik diyebiliriz. Dalgalanmalar her zaman olur ancak bu yıl arz talep dengesizliği üreticiyi bitme noktasına getirdi”

(Dilek Akşen)

 

 

Hakkımızda Gündem

Bu Haber Çok Okundu

manset

Tarihi Alan Başkanı Kaşdemir:”Allah onlardan razı olsun”

Tarihi Alan Başkanı Kaşdemir:“Allah onlardan razı olsun” Çanakkale Savaşlarının kahramanlarından Seyit Onbaşı, ölümünün 77. yılında …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.