Anasayfa / Güncel / Doktor muyuz tekstil işçisi mi?

Doktor muyuz tekstil işçisi mi?

dr-guleda-erensoy

Doktor muyuz tekstil işçisi mi?

Her vatandaş yılda sekiz kere herhangi bir doktora görünüyor. 77 milyonluk Türkiye’de 2015 yılı içerisinde 100 milyon acil başvurusu gerçekleşti. Hekimler, bir günde ortalama 70-80 hasta görüyor. Çanakkale Tabip Odası Başkanı Dr. Güleda Erensoy devlet hastanelerinin şu anki durumu ve sağlık sistemi hakkında gazetemize değerlendirmede bulundu.

Özellikle son yıllarda gittikçe kalabalıklaşan ve hastalara gereken hizmeti şu durumda bile sunamayan sağlık sistemi ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından muayene sürelerinin 5 dakikaya indirilmesi haberine kısa zaman içinde Bakanlık tarafından yalanlama geldi. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada,  5 dakika aralıklarla randevu saati verilecek olmasının yalan bir iddia olduğu ve sağlıklı bir muayene için en az 10 dakika bazı branşlarda daha fazla muayeneye ihtiyaç olduğu doğrulandı. Her ne kadar Bakanlık tarafından “on dakika” ibaresi kullanılsa da birçok birimde hastanın doktoru görmesi ve odadan çıkması an meselesi oluyor. Özellikle dâhiliye doktorları yoğun talepten dolayı doğru sağlık hizmeti sunamıyor.

Çanakkale Tabip Odası Başkanı Dr. Güleda Erensoy; “Gün içinde 38 randevulu hastamıza onar dakikalık süreler içerisinde muayene hizmeti veriyoruz. Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliğinden gelen yazıya göre bölgenin ihtiyacına göre bu süreyi kısaltabileceğimiz, ya da hasta sayısını artırabileceğimize ilişkin bir karar alınmış. Anladığım kadarı ile hastaya ayırdığımız süreleri kısaltarak daha çok hastaya bakmak durumunda kalacağız. Zaten hiçbir gün 38 hasta ile günü bitirmiyor, hep daha fazla hastaya bakıyoruz. Örneğin biz nöroloji birimi olarak ortalama 70-80 hasta ile ilgileniyoruz. Çünkü randevulu hastanın dışında görülen hasta sayısınca döner sermaye işliyor” dedi.

“DOKTOR MUYUZ TEKSTİL İŞÇİSİ Mİ”?

Fazla sayıda hasta görmenin ya da vatandaşların doktora erişim noktasında hiçbir sıkıntı yaşamıyor olmasının bir sağlık hizmeti olamayacağını ifade eden Erensoy; “ Çoğu hastamız yaşlılardan oluşuyor. Bize on dakika bile süre anlamında çok az geliyor. Randevusuz gelen hastalarımız beklemeyi de göze alıyor. 32 hastanın üzerinde hasta bakmamız oldukça zor çünkü bu on dakikanın da altına düşmemiz anlamına geliyor. Bir taraftan da hasta memnuniyetini sağlamak, hastayı hastalık hakkında bilgilendirmek, doğru teşhis yapmak konusunda doktorlar olarak baskı altında kalıyoruz. Bu şekilde hastalara güler yüzlü de davranamayız. Çünkü biz tekstil işçisi gibi parça başı iş yapmıyoruz.  Hasta bilgilenmek istiyor, bize her şeyi soruyor. Bu hastanın bir hakkıdır evet ama hekimin de koşullarının uygun olmasını sağlamak gerekir. Dünya standartlarına göre bir hastanın muayene süresi 20 dakikadır. Biz de bu şu an 10 dakika. Randevulu hasta sayımızın artması demek bu sürenin daha da kısalması demektir. Dâhiliye birimimiz de gün de 150 hastanın olduğu günler oluyor. Günde seksen hastaya bakmakla kırk hastaya bakmak aynı olabilir mi?” diyerek düşüncelerini ifade etti.

HER VATANDAŞ YILDA SEKİZ KERE HASTANEYE GELİYOR

Dr. Güleda Erensoy sözlerine şu şekilde devam etti:

“2004-2012 yılları arasında Türkiye’de nüfus artış hızının aksine poliklinik ve acil birim sayısında 3 kat bir artış var. 2015 yılı içerisinde 77 milyonluk nüfusa karşılık acil başvurusu 100 milyon olarak görüldü. Poliklinik ve acil poliklinik sayımızda korkunç bir artış var. Bir yılda 580 milyon vatandaş polikliniklere başvuruyor. Her vatandaş yılda sekiz kere doktora görünüyor demek ki! Hastalık hastası bir toplum muyuz biz? Doktora gelmesi gereken kesim de doktora gelmiyor. Meme kanseri tetkiki ve jinekoloji muayeneleri noktasında büyük eksiklerimiz var. Esas hastalık ve esas hastalar bu arada kaynıyor.  Gelişmiş ülkelerde doktora kolay erişim bir göstergedir. Bizim ülkemizde poliklinik sayımızın artması ile beraber acil poliklinik sayımız da artmış. Doktora kolay ulaşan bir hasta neden acile başvurur. Burada bir kargaşa var. Demek ki bilinçsiz bir halde sağlık hizmeti alıyoruz. Hastaların polikliniğe yönlendirilmesinin de incelememiz gerekiyor. Vatandaş devletin birçok kurumunda varlık gösteremiyor, kişisel olarak duruşunu ortaya koyamıyor. Ama hastaneye kolayca gelip doktoru il görüşebiliyor. Bu anlamda da kendini daha çok var hissederek, şikâyet iletebiliyor.”

SAĞLIK BAKANLIĞI HALKI BİLİNÇLENDİRMELİ

Mevcut iktidar doktora erişim noktasında sağlanan kolayı sağlık hizmetlerinde kalite kriteri olarak vatandaşa sunuyor. Ancak bu asla bir ölçüt değildir. Bizler online sistemden vatandaşın kaç polikliniğe gittiğinin takibini yapabiliyoruz. Bir haftada geçecek basit bir soğuk algınlığı tedavisinde bile beş kez poliklinik başvurusu yapan hastalar var. Bu vatandaşlar ilaçlarını düzenli olarak kullandığında hastalığın geçeceğine ikna olamıyor. Hastanelerdeki poliklinik sayısı üzerinden puan kazanan bir iktidarımız var. Ben bir doktor olarak sağlık hizmetleri noktasında halkı bilinçlendirmesi gereken Sağlık Bakanlığı aile hekimleri var işleyen bir sistem değil. Vatandaş kendini koruyucu sağlık eğitimi almalıdır. Kişi hastalığında kendi öz bakımını gerçekleştirebilmelidir. Bu konudaki eğitimlerde eksik kalan Sağlık Bakanlığı hasta ve doktor odaklı bir sağlık hizmeti sunmaya devam etmektedir.

DEVLET HASTANELERİNİN SONU MU GELİYOR

Biz düşünüyoruz ki bu özelleştirme planının bir parçasıdır. Zaman içerisinde devlet hastaneleri lağvedilerek özel hastane sistemine geçiş yapılması kuvvetli ihtimaldir. Bu kadar poliklinik artışını başka bir mantıkla açıklayamıyorum.   Bu bir özelleştirme politikasıdır. Talep ne kadar çok olursa piyasa o kadar canlanır. Vatandaşta daha çok hastaneye gitmeliyim, daha çok doktora ihtiyacım var bilinci yaratılmaktadır.  Bu ciddi anlamda para kazandıran bir sektör haline gelecektir.

(Dilek Akşen)

 

Hakkımızda Gündem

Bu Haber Çok Okundu

mnst

Kandemir: ‘Şaibeli seçim’

Kandemir: ‘Şaibeli seçim’ 17 Aralık’ta yapılması planlanan Kent Konseyi seçimli Genel Kurulu’nda Başkan Adayı olan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.