Anasayfa / Güncel / Tarihin en büyük turizm krizi ‘2016’

Tarihin en büyük turizm krizi ‘2016’

armagan-aydegerTarihin en büyük turizm krizi ‘2016’

Çanakkale’nin en önemli istihdam sektörlerinden biri turizm… Dolar ve Euro’nun tarihi yükselişi birçok sektörde kriz sinyalleri verdirirken, bu yükselişin Çanakkale’de turizm sektörünü ne şekilde etkileyeceğini Çanakkale Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği Derneği(ÇATOD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Anzac Hotel Genel Müdürü Armağan Aydeğer’e sorduk. Aydeğer, gazetemize yaptığı açıklamada dövizin yükselmesinin turizm sektörüne ciddi bir kriz yaratmasından çok, kısa vadede özellikle yurt dışında avantaj da sağlayabileceğini belirtti.

Yabancı para biriminin artması ile yurt dışındaki kişinin satın alma gücünün artacağını ifade eden Aydeğer, ancak maliyetlerin artmasından dolayı da girdilerin yükseleceğini söyledi. Şu anda ülkede yaşanan olumsuzluklardan dolayı 2016 yılını Cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük turizm krizi olarak değerlendiren Aydeğer, bu krizin nasıl aşılacağı konusunda da bilgi verdi. 2018 yılını ‘Troya Yılı’ olarak çalışmak gerektiğini belirten Aydeğer, yıllara yayarak özellikle yurt dışında yapılacak çalışmalar ile Türkiye üzerindeki kara propagandanın aşılabileceğini ifade etti.

Aydeğer, döviz kurunda yaşanan yükselişin turizme etkisi hakkında gazetemize şu şekilde konuştu;

Şu an dövizin yükselmesi turizm açısından kısa vadede çok olumsuz bir senaryo değil. Çünkü rekabet gücünüzü arttırıyor. Yabancı par biriminin değeri artınca, yurtdışından buraya geldiğinde kişinin satın alacağı TL miktarı artıyor. Dolayısı ile daha ucuz bir tatil yapma imkânına sahip. Ama bu sürdürülebilir bir durum değil çünkü girdilerde döviz ile beraber arttığı zaman, örneğin ‘petrol, kimya ürünleri, gıda’, bütün bunları üst üste koyduğunuzda girdilerinizin artacağı için yine bu anlamda bu sürdürülebilir bir konu değil. Yani ilk andan belirli bir denge içerisinde iken, belirli bir noktada TL’nin çok değerli olması bizim işimize gelmez. Bu durumda yurt dışında ki rekabet avantajınızı kaybedersiniz. Ancak TL’nin satın alma değeri çok yüksek olmayınca yurt dışında size bir satın alma avantajı getirebilir. Kıs bir süre için çünkü girdileriniz yükseldiği zaman karlılığınızı ortadan kaldırmış olursunuz. Dolayısı ile dövizdeki aşırı yükselme turizm sektörüne ciddi bir balta değil, kısa vadede bir avantaj sağlar diyebiliriz. Geçmişten beri uzun yıllardır TL’nin Dolar ve Euro’ya karşı olması gereken değerleri ile ilgili yorumlar aslında daha yüksek seviyelerde ama burada sıkıntılı olan en önemli husus bu kadar kısa sürede çok hızlı bir ivme ile yükselmesi. Aslında bakarsanız hepimizin daha tedbirli davranması gereken en önemli konuların başında bu var.

2016 CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK TURİZM KRİZİ

Bizim turizm hususuna geldiğinizde para hareketleri bir yere kadar etkiler. Şu anda bizim en büyük zorluk yaşadığımız konuların başında dünyayı da kasıp kavuran terör ve terör tehdidine bağlı olarak yaşamış olduğumuz bu huzursuz ortam söz konusu. Çok hızlı bir şekilde bertaraf edilmesi gerekiyor. Son dönmede atılan adımların inşallah önemli sonuçlar vermesini umut ediyoruz. Bunun dışında çok öneli konu malum 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülkemiz sancılı bir süreci geçiriyor. Bunun da maalesef yurt dışında çok olumsuz bir propagandası söz konusu. Bunlara karşıda çok ciddi mücadele etmemiz gerekiyor. Türkiye sahip olduğu beşeri doğal güzellikleri, tarihsel derinliğe baktığınızda dünyanın en önemi turistik ülkelerinden bir tanesi. Çanakkale özeline indiğimizde de Assos’u, Troya’sı, Kaz Dağları gibi bileşenleri yan yana koyduğunuzda, gerçekten Türkiye’nin en hızlı büyümeye meyilli kentlerin başında geliyor. Bütün bunları yan yana koyduğumuz zaman elimizde ki malzeme çok kaliteli ve nitelikli. Diğer taraftan özellikle 2 senedir süre gelen terör ve sınırlarımızın hemen yanında devam eden iç savaş hali. Yüzyılın en ağır mülteci krizinin yanı başında bulunuyor olmamız. Alçak kalkışmadan sonraki süreçler, hepsini üst üste koyduğunuzda 2016, Cumhuriyet tarihinde Türkiye turizminin yaşamış olduğu en ağır travmatik yıllardan bir tanesi. Bir kere, her şeyden önce yurt dışında olumsuz algıyı ortadan kaldırmak için müthiş bir tanıtım, müthiş bir ‘PR’ dediğimiz orada ki halkla ilişkiler çalışmalarını en üst seviyede yürütmemiz gerekiyor. Bunun için de özellikle yurt dışı fuarlara katılımı en üst seviyelere getirmemiz çok önemli. Yurt dışında bulunan gazetecileri, tur operatörlerini ülkemizde ağırlamamız ve ülkemizde bulunan güven ortamını anlatmamız gerekiyor.

2018’İ DÜNYADA TROYA YILI YAPMALIYIZ

Geçtiğimiz dönemde söylediğimiz çok önemli bir şey vardı. Bir tanesi 2018 yılının Troya Yılı olması. Bu konu, Çanakkale’nin önünde ki en önemli fırsatlardan bir tanesi. Çünkü Troya dediğimiz yer, dünyanın birçok yerinden birçok öğrencinin belleğine yerleşmiş bir kent. Böyle önemli bir hazinenin UNESCO nezdinde ki dünya tarih listesine seçilişinin 20. Yıl dönümü. Biz, bu 20. Yıldönümünü bir fırtsa çevirerek, Türkiye genelinden çıkıp, uluslararası bir gündem yaratarak, Troya Yılı ilan edilmesi ile ilgili olağan üstü bir çaba sarf etmemiz gerekiyor.  Bunu Kültür ve Turizm Bakanlığımızın önderliğinde gerçekleştirilmesi gereken bir çalışma. Bu çalışma çerçevesinde 2018 yılı içerisinde devam edecek Troya temalı onlarca kültür, turizm, spor ve benzer sosyal etkinlikleri, yıl içerisine yaymamızdan bahsediyorum. Tabi bu sadece yurt içinde yapılacak etkinlikler ile olacak bir konu değil. Aynı zamanda yurt dışında da kimi sosyal kültürel etkinlikleri de Troya temalı gerçekleştiriyor olabiliriz. Dünyada ismi Troya olan kentlerin zirvesi 2018 yılında Çanakkale’de gerçekleştirilebilir, Troya temalı bir Troya Olimpiyatları gerçekleştirilebilir, birçok sportif etkinlikler, sanat sergileri, sayısı onlarca olacak etkinlikleri 2018’de Çanakkale’de ve Türkiye’nin büyük şehirlerinde gerçekleştiriyor olabiliriz. Bu, bize bahsetmiş olduğumuz kara propagandayız aşmamızı sağlar.

ÇALIŞMAZSAK 2018’İ KAYBEDERİZ

Şu anda şartlar zor olabilir. Bizim için 2016 yılı Cumhuriyet tarihinin belki de gelmiş geçmiş en zor, en sıkıntılı yıllarından bir tanesi. 2017 yılının da iyi olmasını beklemiyoruz. Çok net bir sebepten dolayı, çünkü turizmde satın almalar her zaman bir sonraki yıl üzerine kurgulanır. Biz, 2017’yi 2016’da satarız. Fuarlar 2016’da veya 2017’nin ilk aylarında gerçekleşir ve Mart, Nisan ayı itibari ile büyük fuarların birçoğu bitmiş olur. Şimdi 2016’da, yani konjenktürün en zor olduğu dönemde satın alma yapmaya çalışıyoruz. Biz ürünümüzü sunmaya çalışıyoruz. Algı da zor bir durumda. Dolayısı ile biz 2017 ile ilgili iyi bir beklentimiz şu an için yok. Ama şu anda oturursak 2018’i kaybedeceğiz. Gayemiz 2017’yi en az yara ile atlatabilecek işlere koyulmak. Ülke turizmini evrilterek, pozitif bir yöne çevirmek. Ama bunu yapmak için de şimdiden hareket etmemiz gerekiyor çünkü bunu yapmazsak 2018’i de kaybederiz.

(Eren Aşnaz)

 

 

 

Hakkımızda Gündem

Bu Haber Çok Okundu

mnst

Kandemir: ‘Şaibeli seçim’

Kandemir: ‘Şaibeli seçim’ 17 Aralık’ta yapılması planlanan Kent Konseyi seçimli Genel Kurulu’nda Başkan Adayı olan …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.