Anasayfa / Güncel / Yap- Evlen- Kurtul !

Yap- Evlen- Kurtul !

İktidar partisinin 6 Milletvekili tarafından imzalanarak önceki akşam meclise getirilen “cinsel istismar düzenlemesi” kapsamındaki yasa önergesi, kamuoyunda büyük tartışmalara neden oldu.

Kamuoyunda “Tecavüzcülere af” olarak adlandırılan yasa değişikliğinin görüşülmesi, mecliste yaşanan sert tartışmaların ardından CHP ve MHP milletvekillerinin karşı çıkmasıyla Salı gününe kaldı. Çanakkale Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Av. Ali Serkan Yurt, CHP Çanakkale İl Başkan Yardımcısı Av. Güneş Pehlivan ve Eğitim İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.

Ali Serkan Yurt: “Açıldığı günü Çocuk Bayramı olarak kutlayan Gazi Meclis’e çocuğu aşağılayıcı bir tasarıyı yasalaştırması yakışmaz. ‘16.11.2016 tarihine kadar işlenen suçlarda çocuk istismarcısı ile evlenirse verilen cezanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya ertelenmesi ile cezanın infazına geçilmişse infazın ertelenmesine karar verilir’ şeklinde düzenlenen geçici madde ile Türk Ceza Kanunu’nun çocuğun cinsel istismarına karşı işlenen suçlarda, getirdiği düzenlemeler örtülü olarak kaldırılmakta. İstismara uğrayan çocuk hayatı boyunca unutamadığı bir yara almış iken, bu tasarının yasalaşması halinde ortaya çıkacak olan; çocuk gelinler sorunu, istismarcısı ile evlendirilen çocuklar, istismara uğrayan çocuk için aldığı yara hayatı boyunca ağırlaşarak, mağdur iken ömür boyu istismarcısı ile yaşamaya mahkûm edilmesine sebebiyet verecektir. 18 yaşından küçüğün rızası olmaz, olamaz. Tasarı yasalaşırsa, Yüksek Mahkeme tarafından iptal edileceği aşikardır. Yok hükmünde iptale konu yasalarda lehe kanun uygulaması yapılamayacağından, yarattığınız hukuk garabetinin içinden çıkılmaz bir hal alacaktır”

Güneş Pehlivan: “19 Kasım Dünya Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Önleme Günü, 20 Kasım ise Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kabul edilmiştir. Çocuklarımızı istismar ve sömürüden korumaya yetmez mi? Birleşmiş Milletler üyesi bir ülke olarak Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ‘ye taraf olup, çocuğa yönelik şiddeti önleyeceğimizi, çocuğu her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suistimale karşı koruyacağımızı taahhüt ettik. Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Kaldırılması Sözleşmesi’ni imzalayarak, tüm Dünyanın gözleri önünde, çocukların nişanlandırılması ve evlendirilmesiyle mücadele edeceğimize dair güvence verdik. Cumhuriyetimizin onuru olan Anayasamızda istismar ve şiddetin değil, çocuğumuzun yanında yer alacağımızı yazdık. Anne ve babalarının bağrından ayrılıp sözde yurtlara, sözde kurslara, sözde okullara, sözde öğretmenlere emanet edilen çocukların işkencecilerinin ve bu failleri koruyup kollayanların vicdanımızı ayakları altına aldıkları yeter! Kız çocuklarını eğitim sisteminin dışında bırakarak erken evlilikleri teşvik eden eğitim politikalarıyla geleceğimizi karartan uygulamalara yeter!”

Eğitim İş Çanakkale Şube Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada, “Yaş sınırının dahi olmadığı önergeyle 12 yaşındaki kız çocuğu tecavüzcüsüyle evlendirilebilecek, böylece çocuk cinsel istismarı ve zorla evlendirmelerin önü açılacaktır. Yaş sınırının dahi olmadığı önergeyle 12 yaşındaki kız çocuğu tecavüzcüsüyle evlendirilebilecek böylece çocuk cinsel istismarı ve zorla evlendirmelerin önü açılacaktır. Ancak, tacizi ve tecavüzü meşrulaştıran söz konusu önergenin yasalaşması durumunda, kız çocukları her türlü taciz ve tecavüze karşı korunmasız bırakılacak, eğitimden koparılarak küçük yaşta evlendirilmelerine yol açılacaktır. Çocuklar mağdur edilirken tecavüzcüler ise özgür bırakılacaktır” diyerek tepkisini ortaya koydu.

Ülke gündemine bir anda düşen bu yasa önergesine karşı fikirlerini sorduğumuz Çanakkale halkı büyük tepki gösterdi.

HEM KIZ HEM ERKEK MAĞDUR OLURSA NE YAPACAĞIZ?

Durumun zaten uygulamada olan hukuki bir hüküm olduğunu ifade eden sahada görevli yetkililer; “Hâkimin takdirine bağlı olmakla birlikte eğer mağdur ve sanık karşılıklı rıza gösterirlerse evlenirler, şikâyet geri çekilir. Ancak dediğim gibi karşılıklı rıza gösterilmesi gerekir. Yasa önergesini ilk duyduğumda ben itibar bile etmedim. Bu yasa tutmaz. Yasaların da hukukun da kendi içinde bir yapılanması, açıkları vardır. Şimdi aynı sanık tarafından tecavüze uğramış hem kız hem de erkek çocuk hakim karşısına çıksa yasayı nasıl uygulayacağız? Hukuk da yasa da direk bireyi ilgilendirir, kadın ya da erkek diye ayrışma yapılmaz. Dolayısıyla bu yasa medyaya yansımış haliyle meclisten geçmeyecektir. Zaten kamuoyunun verdiği tepkiye göre yasa yeni bir şekil alır” dedi.

Cemile Üstün: Cinsel istismara uğrayan kadınsa evlenecek onu anladım, erkekse ne olacak? Tecavüze uğrayan mı suçlu, tecavüzcü mü suçlu? Cezayı kime kesiyorsunuz? Her şeyi çözdük, hallettik. Bu mu kaldı şimdi de? Otobüse binmeye korkuyoruz ülkede artık. Tecavüzü meşrulaştırmanın, tecavüzcünün sırtını sıvazlamanın hangi dinde, hangi yasa da yeri olabilir?”

Ali Kılınç: “Tek kelimeyle saçmalık olarak nitelendiriyorum. İşlenen suç ne kadar ağırsa cezası da o kadar ağır olmalıdır. Kim kendisine tecavüz eden biri ile evlenmek ister ki? Biz vatandaş olarak idam edilsinler, hadım edilsinler istiyoruz.”

Özen Özdinç: “Böyle yasa olur mu? Bir kere bunun bizim dinimizde, yüce kitabımızda yeri yok. Tecavüz kadar büyük günah yoktur. Bence direk idam edilsinler. Bugün tecavüz edip evlenen yarın o kadını döver de öldürür de… “

Kadriye Bezeren: “Tecavüze uğramış mağdur kadının tecavüzcüyle evlenmesi kadar saçma bir şey duymadım. Bunun mecliste gündeme gelmesi bile yanlıştır. Gerçi ‘bir kereden bir şey olmaz’ diyen siyasilerin olduğu bir ülkede bu olağan bir tartışmadır.”

Gönül Öztürk: “Üzerinde çalışmadan, kamuoyu araştırması yapmadan bir gecede meclisten geçen yasaların ağır sonuçlarını yıllarca çözemiyoruz. Baştan kadını istemediği biri ile evlendirmeye çalışmanın suç olduğu bir ülkede bir de tecavüzcüsüyle mi evlendireceğiz şimdi?”

Güler Sezgin: “Herkes sonuna kadar cezasını çeksin istiyorum. Böyle bir suçun yasa yoluyla affedilmesini istemiyorum. Kadın bir bakan ‘Bir kereden bir şey olmaz” demişti.  Kafalarına göre karar alıp yasa çıkarıyorlar.  Yasa çıkarmak kolay! Peki ya sonra ne olacak!”

Yasemin Kavak: “Bu resmen işlenen suçu meşru hale getirmektir. Biz kadınlar olarak yolda yürüyemez hale mi gelelim, ne yapalım? Bir suçun cezası olmazsa o artık suç olur mu? Demek ki tecavüz bu ülkede suç değil.”

Mehmet Gürsel Günay: “Bu meclisten geçirmeye çalıştıkları yasanın bu şekilde konuşulmasını bile mantıksız buluyorum. Eğer ortada bir suç varsa, o suçun bir de cezası vardır. Bu kadar basit. Neden durduk yere tecavüzcüleri korumaya alalım, anlamıyorum.” (Dilek Akşen)

 

Hakkımızda Gündem

Bu Haber Çok Okundu

Başkanlar da tepkili

Başkanlar da tepkili Dün akşam, hastane aciline gelerek beyin MR’ı çektirmek isteyen bir kadın hasta, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.