Anasayfa / Güncel / Hukukun öksüzlüğü

Hukukun öksüzlüğü

mahkeme-hukuk

Hukukun öksüzlüğü

Sadece Ekim Ayında Türkiye’de 35 kadın katledildi.  bu kadınların yüzde dokuzu kızlarını korumak isterken can verdi. böylece bu ayda onlarca çocuk hukukla beraber öksüz kaldı…

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun tuttuğu istatistiğe göre Ekim ayında 35 kadın erkekler tarafından katledildi. Erkekler tarafından katledilen kadınların yüzde 37’si tespit edilemeyen nedenlerden dolayı, yüzde 31’i kendi hayatlarına dair karar almak istediği için, yüzde 14’ü ilişkisini sonlandırmak istediği için, yüzde 9’u başka kadına karşı şiddeti engellemek istediği için, yüzde 6’sı boşanmak istediği için, yüzde 3’ü de cinsel saldırı sonucu katledildi. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 9’u kızlarını eşlerinden korumak istediği için öldürüldü. Katledilen kadınların yüzde 3’ünü ise koruma kararı ya da savcılıkta şikayeti bulunan kadınlar oluşturdu. kadınların yüzde 31’i ateşli silahla, yüzde 29’u kesici aletle, yüzde 11’i boğularak, yüzde 3’ü darp edilerek, yüzde 3’ü sert cisim kullanılarak, yüzde 3’ü yakılarak öldürüldü.

Ekimde vahşice katledilen onlarca kadından biriydi 29 yaşındaki Fulya Özdemir. Özdemir ayrılmak istediği erkek arkadaşı tarafından kafasına aldığı onlarca darbeden sonra defalarca bıçaklanıp ormana atılmıştı. Katledilen kadınlardan biri de Mersin’de yaşayan 36 yaşındaki Figen Titiz’di. Genç kadın eşi Serkan Titiz tarafından 7 yaşındaki kızının gözleri önünde boğularak katledilmişti. Bursa’da yaşayan Alev K. ise erkek arkadaşının kurbanı oldu.

Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Güneş Pehlivan; “Kadına yönelik şiddetin arttığı,hem de önceden  vuku  bulan şiddetin de görünürlüğünün yükseldiği, adli mekanizmalara ulaşan vakaların sayısının yükseldiği bir gerçek ile karşı karşıyayız.Batı illerinde  kadınların sosyokültürel konumlarının nispeten daha yüksek olduğu düşündüğümüz illerde çok daha ciddi oranlarda tedbir kararlarına başvuruluyor. bunun için istatistikler epey yanıltıcı olabiliyor. kadın cinayeti mi alelade bir cinayet mi olduğu noktasında da mevcut bir kavram kargaşası var. kadına yönelik şiddet, ayrımcılık ve en ağır sonuç olan kadın cinayetleri yalnızca münferit değildir, sistematik ve politiktir.

özellikle politik söylemlerin ve kadının statüsünü güçlendirmek gibi ibir sorumluluğu olan İstanbul Sözleşmesi tarafından ve uluslararası sözleşmeler ile kendisine böyle bir sorumluluk yüklenen devlet erkinin bazı kadrolarının kadına yönelik şiddetle ilgili küçültücü, durumu hafifletici beyanlarda bulunmaları kadınların statüleri ile ilgili son derece muğlak beyanlarda bulunmaları bu tür şiddet vakalarını genişletiyor.  bir öğrenci hocaya soru sorduğunda sen önce başını kapat sonra soru sor derse, topluma mal olmuş kamu tarafından izlenen bir cinayet vakasında kadın ne giyiyordu,dövmesi var mıydı  piercingi  var mıydı gibi sorular soruluyorsa, faili maruz gösterici tavırlar takınılırsa  hukuk öksüz kalır. toplumdaki  dışlanma ya da kabul görme olgusu bir çok fail için hukuki yaptırımlardan daha önemlidir. fail zaten suçu işlerken yaptırımı göğüsler. bunlar önceden planlanmış vakalardır. eski eşler tarafından uygulanan vakalardan zaten uzun süre kadın hakkında veri toplayan fail cinayeti işler.  Fail cinayeti  sinirle ya da tahrikle değil tasarlayarak ve yaptırımlarını da göze alarak işler.

demekki ortada bir algı çarpıtması var. insanlar hukuğu bilmediği için hukuğa uymak gibi birzorunluluk hissetmiyor. kanunu bilmemek mazeret sayılmaz, hukuğu bilmek sorumluluktur. failler toplumda kabul gören değerlere göre yaşar. devlet aygıtı ile beraber toplumsal değerler cinayetleri gerektiği gibi kınayamıyorsa durum meşrulaşır. durum bu olunca üzülerek belirtiyorum ki vakalar daha da artacaktır. haksız tahrik indirimlerinin  erkek fail lehine oldukça genişletilerek yorumlandığını ve brüt ceza üzerinden düşük cezai yaptırımlar ile karşılaması durumu adam kadını öldürmüş müebbet değil 7 sene  denetimli serbestlik ben de işlerim

toplum olarak cinayetleri meşrulaştırmaktan bir an önce vazgeçmeliyiz.. 6284 sayılı kanuna kaynaklık eden İstanbul Sözleşmesinin toplumun bütün ayaklarınca birebir uygulanmasını istiyoruz.

(Dilek Akşen)

 

 

Hakkımızda Gündem

Bu Haber Çok Okundu

2

Benzin ve Motorine zam

Benzin ve Motorine zam Dolarda art arda görülen rekorlar ve petrol fiyatlarının yükselişe geçmesi, pompa …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.