Anasayfa / Yazarlar / BARDAĞI YERE BIRAKIN!

BARDAĞI YERE BIRAKIN!

                             BARDAĞI YERE BIRAKIN!

Profesör, elinde içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı. Herkesin göreceği bir şekilde tutuyordu ve ardından sordu: “Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?” ’50gm!’. ‘100gm!’. ‘125gm’. diye öğrenciler cevapladı. “Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem,” dedi profesör, “ama benim sorum şu ki: Bu bardağı birkaç dakikalığına tutsaydım ne olurdu?” ‘Hiçbir şey’… diye cevapladı öğrenciler. Tamam, peki 1 saat boyunca tutsaydım ne olurdu?’ diye sordu profesör bu kere… ‘Kolunuz ağrımaya başlardı efendim’ diye öğrencilerden biri cevapladı. “Haklısın, peki şimdi ben 1 gün boyunca tutsam ne olurdu?” “Kolunuz iyice ağrır, kas spazmı, batar vs gibi sorunlar yaşardınız ve hastaneye gitmek zorunda kalırdınız!”… Tüm öğrenciler çeşitli yorumlar yaptı ve gülüştüler “Çok iyi. Peki, tüm bu sorunlar olurken bardağın ağırlığında bir değişme olur muydu?” diye sordu profesör. ‘Hayır.‘ diye cevapladı herkes. “Peki, o zaman, kolun ağrımasına ve kas spazmına neden olan neydi?” Öğrenciler, bulmaca çözermişçesine düşünmeye başladılar. “Acıdan ve ağrıdan kurtulmak için ne yapmam gerekir bu durumda?”diye tekrar profesör sorar .“Bardağı bırakın düşsün!” diye öğrencilerden biri cevaplar. “Kesinlikle!” der profesör. Hayatın problemleri de böyle bir şeydir. Onları kafanda birkaç dakika tutarsın. Bir sorun yokmuş gibi görünür. Uzun bir süre düşünürsün, başınız ağrımaya başlar. Daha uzun düşünün. Artık seni bitirmeye ve hiçbir şey yapamamana neden olur. Hayatınızdaki mücadeleleri ve problemleri düşünmek önemlidir fakat daha önemlisi onları her günün sonunda, uyumadan önce yere bırakmaktır(bardak gibi). Bu şekilde strese girmez ve her gün taze bir beyin ile uyanır ve her konuyla ve yolunuza çıkan her mücadele ile başa çıkabilecek güçte olursunuz! Bu yüzden bugün ofisten ayrıldığınızda, sevdiklerinize şunu hatırlatın: “Bardağı yere bırakın bugün!” Memlekette bir sürü problem var. Her taraf hain dolu. Ekonomi batmış. Vatandaş mutsuz. Biz de, üstüne tuz biber ekmeyelim diyerek, bu hikâyeyi yazdık. Sıkıntılarınızı ertesi güne taşımayın. Unutmayın. ‘Dünya her sabah yeniden kurulur. Her sabah taze bir başlangıçtır.’

                         SIKINTILARI ATIN

Tebessüm edin, biraz. Nasrettin Hoca çatıyı aktarırken, kapı çalınmış. Hoca eğilip aşağı bakmış; kapının önünde bir adam duruyormuş. Hoca seslenmiş: -Buyur efendi!.. Adam rica etmiş: – Kapıya kadar gelebilir misin? Hoca “Herhalde çok önemli” diye düşünmüş, kırk basamak merdiveni inmiş, soluk soluğa kapıya gelmiş. Adam demiş ki: – Allah rızası için bir sadaka!.. Nasrettin Hoca öyle bir sinirlenmiş ki; sinirlendiğini belli etmeden adamı çağırmış: – Gel benimle!.. Adam Hoca’nın peşine takılmış, kırkayak merdiveni oflaya puflaya çıkarak, çatıya gelmiş. Hoca da geri dönüp şöyle demiş: – Allah versin!..**** Nasrettin Hoca yolda yürürken, biri ensesine öyle bir vurmuş ki, nerdeyse yere düşecekmiş, hiddetle dönüp bakmış; karşısında tanımadığı genç bir adam. Nasrettin Hoca sormuş: -Ne cüretle vuruyorsun!.. -Özür dilerim hocam, sizi birine benzettim, küçük bir hata yaptım, ama siz pireyi deve yaptınız. -Yürü o zaman, kadıya gidiyoruz! Gitmişler kadıya, ikisini de dinleyen kadı efendi, Nasrettin Hoca’ya vuran gencin akrabasıymış. Kadı efendi, Nasrettin Hoca’yı yumuşatıp, akrabasını kurtarmaya çalışmış: -Hoca, hislerini anlıyorum. Bu durumda herkes aynı şeyi hissederdi. Şimdi bu genç adam kendine bir tokat atsa, kabul eder misin? Nasrettin Hoca ısrar etmiş: -Olmaz, mahkeme yapılsın. Kadı efendi, bunun üzerine akrabası olan genç adama dönüp kararını vermiş: -Ceza olarak Nasrettin Hoca’ya 5 kuruş ödeyeceksin, hemen gidip getir!.. Nasrettin Hoca, para almaya giden genç adamın dönmesini beklemiş. Bir saat geçmiş, iki saat geçmiş, ama genç adam ortalıkta gözükmüyormuş. Mahkeme kapısının kapanma saatine kadar bekleyen Nasrettin Hoca, kadı efendinin ensesine okkalı bir tokat indirdikten sonra demiş ki: -Kusura bakma kadı efendi, daha fazla bekleyemem, gelirse söyle ona; 5 kuruşu sana versin!.. Sağlıcakla kalınız.

Hakkımızda Yusuf Eroğlu

Yusuf Eroğlu

Bu Haber Çok Okundu

Sen O’nun Kim Olduğunu Biliyor musun?

SEN O’NUN KİM OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN? Geçtiğimiz hafta Ayvacık ilçesinden Çanakkale Devlet Hastanesi’nin aciline akşam …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.