Anasayfa / Güncel / “Susturulmak istenen bizim sesimizdir”

“Susturulmak istenen bizim sesimizdir”

Demokrasi Güç B1irliği meydanlardan seslendi:

“Susturulmak istenen bizim sesimizdir”

Çanakkale Emek Demokrasi Güç Birliği, OHAL Kapsamında KHK kararları ile hiçbir resmi uyarı yapılmadan kapatılan 12 televizyon ve 11 radyo için kitlesel basın açıklamasında bir araya gelerek; “Susturulmak istenen bizim sesimizdir” dediler.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından alınan OHAL kapsamında uygulanan Kanun Hükmünde Kararnamelerden çıkan kararlar doğrultusunda, 12 televizyon ve 11 radyo istasyonu kapatıldı. Televizyon ve radyoların hiçbir resmi gerekçe gösterilmeden kapatılmasına karşı Emek Demokrasi Güç Birliği tarafından kitlesel basın açıklaması gerçekleştirildi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamada, kapatılan televizyon ve radyoların genellikle muhalif kimlikleri ile bilinen yayınlar olduğunu ifade edilirken; “Şu iyi bilinsin ki, susturulmak istenilen, Somada toprağa gömülen madencinin, iş cinayetlerine kurban giden işçilerin sesidir. Bu ses; işi ve ekmeği için direnen metal işçilerinin sesidir” denildi.

Emek Demokrasi Güç Biriliği tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

“15 Temmuz darbe girişiminin ardından, darbecilerle mücadele gerekçesi ile ilan edilen Olağanüstü Hal kapsamındaki Kanun Hükmündeki Kararnamelerle, Önce barış isteyen akademisyenlerin işine son verildi. Sonra kurunun yanında yaşta yanar diye sendikalı öğretmenler açığa alındı, gazeteciler gözaltına alındı, tutuklandı. Son olarak da, içinde Hayatın Sesi televizyonunun da olduğu, Tv 10, Zarok Tv, Van Tv olmak üzere 12 televizyon ve 11 radyo; hiçbir resmi uyarı, tebligat yapmadan, mahkeme kararı olmadan hükümet kararıyla, bir gecede OHAL ve Kanun Hükmünde Kararname düzeniyle hukuksuzca kapatıldı. Hayatın Sesi, sermayeye karşı işçi ve emekçilerin, gerici dayatmalara karşı laikliğin, savaşa karşı barışın, bütün ezilen sömürülen halkların sesidir. TV 10 devamlı türkü çalan Alevilerin sesi, Zarok TV ise Kürtçe yayın yapan bir çocuk kanalıdır. AKP hükümeti bu kapatma kararıyla, tüm bu seslere düşman olduğunu ilan etmiştir.

SUSTURULMAK İSTENEN BİZİM SESİMİZDİR

Şu iyi bilinsin ki, susturulmak istenilen, Somada toprağa gömülen madencinin, iş cinayetlerine kurban giden işçilerin sesidir. Bu ses; işi ve ekmeği için direnen metal işçilerinin sesidir. Bu ses neden ‘İslami Esaslara göre giyinme din’ diye saldırıya uğrayan, tacize, tecavüze, kadın cinayetlerine karşı haykıran kadınların sesidir. Bu ses, laik-bilimsel ve anadilinde eğitim isteyen öğrencinin, bu ses iş güvencesine sahip çıkan kamu emekçisinin sesedir. Bu ses hak eşitliği, adalet, özgürlük isteyen Kürtlerin, Alevilerin sesidir. Bu ses; her türden gericiliğe karşı laikliği, Cumhuriyeti savunanların sesidir. Bu ses yaşam alanları, doğası sermayeye peşkeş çekilen, Cerrattepe’nin Kazdağları’nın sesidir. Aslında Susturulmak istenen senin, benim bizim sesimizdir.

CUMHURİYET DEĞERLERİNE SAVAŞ AÇMIŞLARDIR

Darbe girişiminin yarattığı kaotik ortamı fırsata çevirmek isteyen AKP hükümeti kendisine muhalif olan her kesimi baskı altına alarak susturmak istemektedir. Bunun içinde Meclis Bekleme odasına alınmış, kimi milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılmış, Olağanüstü Hal ve Kanun Hükmünde Kararnamelerle ülkede hukuksuzluk almış başını gitmektedir. Olağanüstü Hal yönetimini çok seven Cumhurbaşkanı,  Başkanlık ve tek parti, tek adam, baskı rejimin inşası için OHAL durumunu süreklileştirmek, uzatmak istemektedirler. Çünkü onun için darbe Allah’ın bir lütfüdür. OHAL döneminde bakınız ‘Grev, boykot gibi ıvır zıvır şeyler olmuyor’ derken hak aramak için sokaklara çıkmak isteyenlere sokakları yasaklamanın zevkini yaşamaktadır. Onların amacı her türlü hak arama eylemini yasaklayarak, sermayeye dikensiz bir sömürü cenneti yaratmaktır. Siyasi gericiliğe uygun olarak hayatın dinci gericilikle yeniden düzenlenmesi için OHAL uygulamalarından, KHK yararlanmaktadırlar. Bütün bu gizli açık amaçlarına varmak için laikliğe Cumhuriyet değerlerine savaş açmışlardır.

AMAÇ SÖMÜRÜ VE BASKI YÖNTEMELRİNİ DEVAM ETTİRMEK

Gazeteleri baskı altına almanın, radyo ve televizyonları kapatmanın grev ve mitingleri yasaklamanın, darbecilerle mücadele olmadığı çok açıktır. Burada amaç, ülkede yapılan haksızlıkların, hukuksuzlukların, yolsuzlukların halk tarafından öğrenilmesinin bilinmesinin engellenmek istenmesidir. Tüm amaç halkın kendi taleplerine sahip çıkmasının, halkın gerçekleri öğrenmesinin ve bilgi sahibi olmasının önüne geçerek, sömürü ve baskı yönetimlerini devam ettirmek istemektedirler. İktidarın bu uygulamalarının önüne geçmenin, özgürlükleri kazanmanın yolu Emek-Barış ve Demokrasi mücadelesi veren güçlerin birliğidir.” (Eren Aşnaz)

Hakkımızda Gündem

Bu Haber Çok Okundu

Başkanlar da tepkili

Başkanlar da tepkili Dün akşam, hastane aciline gelerek beyin MR’ı çektirmek isteyen bir kadın hasta, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.