Anasayfa / Yazarlar / OLDU MU? TEYZE!

OLDU MU? TEYZE!

                                     OLDU MU? TEYZE!

Geçen hafta bugün, yani Pazartesi. Başımıza ilginç bir olay geldi. Anlatalım da, ilginç olup olmadığına sizler karar verin. Artık ağlar mısınız? Güler misiniz, bilemeyiz. Mezbahadaki işimiz bitince, İlçe Veteriner Hekimi arkadaşımla Ezine’ye gitmek üzere yola çıktık. Bu arada yanımızda, eve götürmek üzer 5 litre Süt ve 2 Kg kadar Kıyma var. Ezine’ye gittik. Malzemeleri İlçe Tarım Müdürlüğünün Buzdolabına koyduk. O gün, Ezine’nin pazarı. Şöyle bir dolaşalım dedik. Üç kilograma yakın üzüm ile 5-6 adet Mısır aldık. Sonra Eşyalarımızı toplayıp, Garaja minibüse binmeye gittik. Minibüs dedikse, öyle kocaman değil. Küçük minibüslerden. Eşyamız da çok. İçeriye alsak oturma durumu sakata binecek. Kapağı açık olan bagaja malzemelerimizi koyduk. Bu arada bizden önce konulmuş, domates vb Pazar malzemeleri de orada duruyordu. Yola revan olduk. Truva sapağında Gökçalı Köyüne gitmek üzere 45-50 yaşlarında bir teyze indi. Şoför de bagajdaki, kadının malzemelerini verdi. Biz de bu arada, göz ucuyla, “Bizim malzemeler de gitmesin” düşüncesi ile kadın indikten sonra elindekilere şöyle bir baktık. Fakat tam teşhisi koyamadık. Demek ki bir terslik olacağını hissetmişiz. Çanakkale’ye geldik. Şoföre “Bagaj var ama alırız. Siz inmeyin” dedik. İndik. Bagaj kapısını açtık. Bir de ne görelim? Bizim Kıyma ile Üzüm yok. Yani bize kıymış teyzem. Kıyma bize teyze diyecek halimiz yok, şoföre seslendik. Adam geldi. Baktı, “Gökçalı’da inen  teyze almıştır” dedi. Yapacak bir şey yok. Kös kös evin yolunu tuttuk. Düşündük. Biz olsak ne yapardık. Etin paketinin üzerinde POMET’in telefon numaraları var. Telefon açar, “Sizin malzemeler yanlışlıkla bize gelmiş. Ya iade edelim, ya da, parasını verelim. Olmazsa da helal ediniz” derdik. Teyzemden ses soluk çıkmadı. Yahu insan aldığı şeyler bilmez mi? Hadi üzüm pazardan alınır da et nereden geldi? Hiç bir şeye yanmıyoruz da, kendi ellerimizle seçtiğimiz o güzelim üzümden, bir tek tane yemediğimize yanıyoruz. Peki siz olsaydınız ne yapardınız? Bazılarınızın kıs kıs güldüğünü hissediyoruz. Tabii ki biraz komik bir durum. Sonuçta  elimizden bir şey gelmeyince, “Helali hoş olsun” diyerek meseleyi kapattık.

 

                                      GÜLELİM

Hazır bizim durumumuza gülmüşken, bari gülmeye devem edin. Temel, İdris ve Dursun fizik dersindeymiş. Hoca sözlü yapmak için Dursun’u kaldırmış:
– Söyle bakalım Dursun; karayolunda arabanla 100 Km hızla gidiyorsun. Sıcak bastırınca ne yaparsın?
– Camı acarım hocam!..
– O camdan giren rüzgârın ivmesi nedir?
Öylece kalakalan Dursun yanıt veremeyince; sıfır alarak, yerine oturmuş. Fizikçinin, Karadenizlilere gıcık olduğunu düşünen Temel, sıra kendine gelecek diye korkmaya başlamış. Hoca bu kez, “Sen kalk bakalım İdris!..” deyince, Temel iyice sinmiş. Hoca:
– Söyle bakalım İdris; karayolunda arabanla 100 Km hızla gidiyorsun. Sıcak bastırınca ne yaparsın?
– Ceketimi çıkarırım hocam!..
– Daha da sıcak oldu.
– Camı acarım hocam!..
– Hah işte, o camdan giren rüzgârın ivmesi nedir?
İdris de yanıt verememiş ve sıfırı alıp, yerine oturmuş. Temel’i iyice bir telaş almış. Temel’e dönüp, “Temel, kalk bakalım!..” diyen hoca sormuş:
– Karayolunda arabanla 100 Km hızla gidiyorsun. Sıcak bastırınca ne yaparsın?
– Ceketimi çıkarırım hocam!
– Daha sıcak oldu.
– Gömleğimi çıkarırım hocam!
– Daha da sıcak oldu.
– Pantolonumu çıkarırım hocam!..
– Oğlum, çok sıcak oldu.
– Atletimi çıkarırım hocam!..
– Oğlum, yanıyorsun sıcaktan.
– Donumu çıkarırım hocam!..
– Evladım, ter içinde kaldın.
– Her şeyimi çıkarırım hocam!..
– Sıcak imanını gevretiyor yahu!..
– Hocam, boşuna uğraşma! Ne yaparsan yap; açmam o camı!.. Sağlıcakla kalınız.

Hakkımızda Yusuf Eroğlu

Yusuf Eroğlu

Bu Haber Çok Okundu

Sen O’nun Kim Olduğunu Biliyor musun?

SEN O’NUN KİM OLDUĞUNU BİLİYOR MUSUN? Geçtiğimiz hafta Ayvacık ilçesinden Çanakkale Devlet Hastanesi’nin aciline akşam …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.