Anasayfa / Yazarlar / Güngör Yıldız / YAZIK BU GENÇLERE YAZIK BU EMEKLERE

YAZIK BU GENÇLERE YAZIK BU EMEKLERE

Neler oluyor? Neler yaşıyoruz? Kim kimin için neler söylüyor? Neler yapıyor? Hiç düşündünüz mü? En sevdiğinizi, ya da çocuğunuzu kucağınıza aldığınızda ölümün o soğuk yüzünü.

Alıştık, her gün şehit haberi duymaya. Tek baktığımız bu günlerde sayı. Eğer şehit olan evlatlarımızın sayısı ne kadar az ise o kadar sevinir olduk. Bu milletin düştüğü duruma da yazık. Ne hallere geldik, getirildik. Bu mu Vatan bilinci, bu mu birbirimize bağlılığımız. Yazıklar olsun bize. Özele inildiğinde kendime…

Yurttaşlık bilincini unutmuşuz. Hani komşumuz aç yatarken bizim tok olmamızın bir anlamı yoktu. Mahallemizde cenaze evi varsa bırakın müzik çalmayı, yüksek sesle bile konuşulmaz gülünmezdi. Yaşlılıktan yani normal ölüm sonucu cenazesi bizim sokaktan geçerken, herkes ayağa kalkar saygısını gösterirdi. Neden yapardı bunları insanlar? Tanıdığının olması şart değildi. Toplumun yazılmamış kuralları vardı. Bunlar hayata geçirilirdi. Öyle Anayasa, babayasa falan tartışmaları hiç olmadı. Ne olduğu bile bilinmezdi. Sadece birbirimize saygılıydık.

Mahallede oynayan çocuk eğer küfür ettiyse, boş arsanın yanındaki amca onu cezalandırırdı. Eve gidildiğinde de tokat yediysen bile babaya bu söylenmez bilakis saklanırdı. Öyle polis zoru, jandarma baskısı, hakim savcı karşısı hiç olmazdı. Bu kurumların ne işi yaptığı bile çok bilinmezdi. Küçük yerlerde ihtiyarlar heyeti bu işleri çözerdi. Bu dönemde söylenmiş olacak ki “Şeriatın kestiği parmak da acımaz”dı. Öyle denirdi. Tüm bunlar tek kanallı televizyonların siyah-beyaz olduğu yıllardaydı. Çok gerilerde kaldı. Ya şimdi?

Düşman bile değil, kalleş kurşunu ile şehit düşmüş gençlerimizi, bu ülke nasıl yetiştiriyor. Okul yapıyor, okulunda okutuyor. Anne baba yemiyor, içmiyor evladı için yaşıyor. Onun için var oluyor. Öyle hamasi nutuklarla büyütülmüyor bu çocuklarımız. Öyle kendiliğinden gençleşmiyorlar. O yaşa gelinceye kadar neler yaşanıyor, neler çekiliyor.

Şehit cenazelerinde gösteriş yapmayalım, siyaset yapmayalım. En azından geride kalanlarına saygılı olalım. İnsanlar kimlerin neler yaptığını çok iyi biliyor. He Çanakkale’de yaşayanlar. Şehitliğin, bu mertebeye gelenlere nasıl davranılmasını en iyi bilenlerdir. Bu toprakların üstünde anıtlaşmıştır. Mertçe dövüşerek yaşamını yitirenlerin annesine sesleniş. Siyaset yapmak uğruna kimlerin neler yaptığını iyi biliyoruz. Bir gün gelir bunlar da yazılır, çizilir. Yok öyle birilerinin şemsiyesinin altına girip meclise gitmek. Herkes her gerçeği iyi biliyor.

Bir gün gelir, çıkar sokağa bağırır. Eyyyyy!

 

Hakkımızda Güngör Yıldız

Güngör Yıldız

Bu Haber Çok Okundu

VERMEYİNCE MABUT!

VERMEYİNCE MABUT! Her şey nasibe, kısmete bağlı. Kimse nasibinden fazlasına sahip olamaz. Ah etmek, vah …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.