Anasayfa / Siyaset / Tatil sonrası Demokrasi tartışması

Tatil sonrası Demokrasi tartışması

Çanakkale Belediye Meclisi Eylül ayı toplantısı gerçekleştirildi. Uzun bir ara tatilinden sonra gerçekleştirilen toplantıya, tatil boyunca Çanakkale’de hararetli geçen konuların tartışması damga vurdu.

Çanakkale Belediyesi Eylül ayı Meclis toplantısı uzun ve hararetli tartışmalarla başladı. Çanakkale Belediyesi ve Meclis Başkanı Ülgür Gökhan’ın toplantısının 1 Eylül Dünya Barış Gününe denk gelmesi dolayısı ile son bir ay içerisinde Türkiye’de yaşamını yitirenler ve gerçekleşen olayları aktaran konuşması ile başlayan demokrasi tartışması damga vurdu. Başkan Gökhan Ömercioğlu’nun demokrasi eleştirilerine karşı; Mücadele yıllarımızda 70’lerde Faşist darbe olduğu zaman Ankara’da toplu olarak eylemler, boykotlar, yürüyüşler yaptık. Neden? Demokrasi mücadelesi içerisinde olduğumuz için. 12 Eylül’den sonra da aynı şekilde. Ama maalesef bugün darbeden sonra demokrat kesilenler Kenan Evren Paşa’yı alkışlıyorlardı, onun isimlerini koyuyorlardı. Çanakkale’de onun ismi ile ilgili bir tek yer bulamazsınız” diyerek karşılık verdi.

İlk olarak Başkan Gökhan’ın konuşması ile başlanan toplantıda Başkan Gökhan, şunları söyledi:

“Öncelikle bugün hepimiz adına önemli bir gün. 1 Eylül Dünya Barış Günü. Barış Gününüz kutlu olsun. Ama bunu kutlayabilmek için de tabi, barış için mücadele etmek lazım. Umarım yapılan çabalar bir sonuç getirir, ama gerek ülkemizde, gerek dünyada barışa yönelik pek umut verici, iç açıcı süreçleri maalesef yaşamıyoruz. Size şu 15 günlük kronolojiyi sunmak istiyorum. 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde İstanbul’da Sahil Güvenlik Genel Müdürlüğünde görev yapan hemşerimiz Astsubay Gökhan Şahin bir deniz kazası sonucunda şehit oldu. 18 Ağustos’ta Elazığ İl Emniyet Müdürlüğüne bomba yüklü araçla terör saldırısında 3 polisimiz şehit oldu. Yine aynı gün Hizan ilçesinde terör saldırısında 5 asker ve 1 korucu şehit olmuş. 21 Ağustos’ta Gaziantep’te bir kına gecesinde 54 sivil vatandaşımızı kaybetmişiz. 26 Ağustos’ta Cizre Çevik Kuvvet Amirliğine bir bombalı saldırıda 11 polisimiz şehit oldu. Yine Cizre’deki hain saldırıda Çanakkale’den bir şehidimiz var. 25 Ağustos’ta Artvin’de CHP Lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP konvoyuna saldırı yaşamışız. Maalesef bugün 1 Eylül Dünya Barış Gününde şu an itibari ile Siirt’te bir askerimiz şehit ve ayrıca bugün 1 uzman çavuş ve bir korucu şehit olmuş. Yani 15 günde toplam şehidimiz, asker, polis, sivil olsun 79 şehit vermişiz. Şimdi insanlar bir bir şehit oluyor. Her gün okuyoruz, televizyonlarda izliyoruz. Bu artık sabredilemez bir durum haline geldi. Onun için barış kelimesinin içini doldurmak lazım. Barış kelimesi, bana barış anlamı taşımamalı. Bize barış anlamını taşımalı. Biz kelimesi çok önemli. Biz birbirimize karşı üstünlük taslamamalıyız. Üstün olduğumuzu ispat etme çabası içerisinde olmamamız gerekir. Birlikte yaşama sevincini mutlaka kendi sevincimiz olarak algılamamız gerekir. Özellikle kendi sınırlarımız içerisine baktığımızda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, o kimliği taşıyan, geçmişten beri bu topraklarda yaşamayı benimsemiş, özümsemiş tüm insanların, kim olursa, hangi inancı taşıyor olursa olsun birlikte bir çatı altında yaşamanın yollarını aramak için bir proje üretmeliyiz. Bu projeyi ülkenin yöneticilerinin hepsi, özellikle başta parlamento olmak üzere herkesin bunu bir proje halinde ortaya koyması gerekir. Yoksa onu dışla, bunu ötele, bunla bir sonuca varılamayacağı açık ve net.

Açılış konuşmasının ardından K Parti Belediye Meclis Üyesi Av. Tülay Ömercioğlu ise Gökhan’ın demokrasi meydanlarındaki vatandaşlara hakaret ettiğini iddia ederek şöyle konuştu:

AK Parti Grup Başkanı Ömercioğlu: 15 Temmuz’da bu yana ülkemiz çok zorlu bir süreç yaşıyor. Bugün karşılaştığımız tabloda birçok şehidimizin haberini aldık. Bunları sayarken, bir kazada ölen vatandaşımızın isminin verilmemesi içimizde kaldı. Biz 1 Eylül Dünya barış günü diyoruz. Bu ülkede gerektiği zaman, gerektiği yerde hep beraber el ele beraber olmamız gerektiği düşüncesindeyim.  Eğer biz demokrasinin bekçisiysek neden Sincan’da tanklar yürüdü, neden 1960 ihtilalı yaşandı, Adnan Menderes’ler, Rüştü Zorlu’lar neden asıldı, neden 80 ihtilali oldu? İşte buradan açık açık söylüyorum, Başkanım bu meydanlarda toplanan halk ile ilgili hoş olmayan yazılarınızı okudum. Bu ülke iç ve dış mihrakların saldırısı altında kalabilir diye Atatürk yıllar önce öngörmüş bunu. Şu anda da ülkemiz doğrudan doğruya hem iç hem dış tehditler altındadır. İşte bir yandan içerde FETÖ, dışarıda PYD’si ile uğraşılıyor. Biz hep beraber aynı meydanlarda yer almalıyız. Çanakkale içerisinde topu topu Halk bahçemiz, Özgürlük Parkımız var.

 HASAN BASRİ AMCAYI SAYMAYI UNUTTUNUZ

Geçen Ağustos’tan beri ölenleri saydınız ama Hasan Basri amcamızı saymayı unuttunuz. Belediyemizin bakmakla yükümlü olduğu ağaç kütüğü sebebi ile Hasan Basri amcamız canından oldu. Daha orada 3 kişi daha mevcutmuş ki onlarda aynı tehlikeyi atlatmışlar. Bu olay Belediyenin sorululuğu altında meydana geliyorsa bu olayda ihmal vardır. Bunlar hepimizin sorumluluğu. Hiçbir vatandaşımız bizim bakmakla yükümlü olduğumuz bir mekânda ölmemeli.

Ömercioğlu’nun Eleştirilerine ise Başkan Gökhan şu şekilde cevap verdi:

FETÖCÜLERİN, TARİKATLARIN OLDUĞU YERDE BENİM İŞİM OLMAZ

Devamlı aynı şeyi söylüyorsunuz. Çok güzel algı yönetiyorsunuz, çarpıtıyorsunuz. Bunu pilavda da yaptınız, şimdi de bunu İskele Meydanı konusunda yapıyorsunuz. Ben İskele Meydanına gelmiş olan insanlara karşı hiçbir hakaret unsuru olan söz söylemedim. Ben Selda Bağcan konserinde çıktım, binlerce insana görüşlerimi söyledim. Dedim ki, ‘İdamın konuşulduğu, alkışlandığı mekânda benim işim olmaz, FETÖ’cülerin bulunduğu, AKP müziğinin çalındığı mekânda benim işim olmaz, böyle bir şey olamaz. Başka tarikat üyelerinin boy gösterdiği mekânda benim işim olmaz.’ Ben Çanakkale halkının temsilcisiyim ve burada laik ve demokrat insanlar ben böyle olduğum için bana oy verip seçiyorlar.  Orada söylediğim şey şudur; ‘Demokrasi mücadelesi bir aylık bir mücadele olmaz. Demokrasi mücadelesi bir süreçtir. Bugünde demokrasi mücadelesini yapmamız lazım. Bunu yaşamımızın bir parçası haline getirmemiz lazım.’ söylediğim budur. Bunlardan dolayı oraya gelmezdim gelmedim. Ben Adalet ve Kalkınma Partisi’nin düzenlediği bir toplantıya katılmam.

ADNAN MENDERES KADAR DENİZ GEZMİŞ’E DE KARŞI ÇIKMAMIZ LAZIM

Ben 62’de çocuktum. 31. km hadiseleri vardır. Bu hadisede yolu kesilen öldürülmeye çalışılan benim rahmetli babamdı. Aynı şey, kader, yıllar sonra havaalanında benim de başıma geldi. Ben de öldürülmeye teşebbüs edildim. Mücadele yıllarımızda 70’lerde Faşist darbe olduğu zaman Ankara’da toplu olarak eylemler, boykotlar, yürüyüşler yaptık. Neden? Demokrasi mücadelesi içerisinde olduğumuz için. 12 Eylül’den sonra da aynı şekilde. Ama maalesef bugün darbeden sonra demokrat kesilenler Kenan Evren Paşa’yı alkışlıyorlardı. Onun isimlerini koyuyorlardı. Çanakkale’de onun ismi ile ilgili bir tek yer bulamazsınız. Çünkü biz demokrasi mücadelesinden gelen bir kuşağız. Gene partili arkadaşlarımızın içerisinde demokrasi konusunda eziyet çekmiş, işkence görmüş, hapis yatmış arkadaşlarımız vardır. Adnan Menderes’in asılmasına şiddetle karşıyım ancak Deniz Gezmiş’in de asılmasına, asılan MHP’li kardeşimize de karşı çıkmamız lazım. Bunlara karşı çıkıyoruz ama meydanlarda idam isteriz, öyle bir çifte standart yok. İdam insanlık suçudur. İdamdan daha ağır cezalar da var. Bunun için çifte standart yapmayacaksınız. İsterseniz bu konuları kapatalım.

HASAN BAHRİ AMCA İÇİN BİLİRKİŞİ RAPORUNA BAKABİLİRSİNİZ

Ağaç kütüğü meselesine gelelim, soruşturma açtık, savcılık bilirkişi tayin etti. Bilirkişi sonucunda o ağaç kütüğü budanmış fakat kütüğün bağlandığı çatalın içinde karınca yuvası çıktı. Karınca yuvası o bağlantıyı çürüttüğü için, bu da görünmediği için o gün olan şiddetli rüzgâr sonucunda ise kütük düşmüş. Hasan Basri amcaya Allah rahmet eylesin. Bu kötü bir şey ancak bu kazalar kentlerde olabilen kazalar. Burada bir ihmal olsa, ben de bu konuda soruşturma açtım. Bu konuda ihmali olan arkadaşı bulurduk. Savcılığa sorarak bilirkişi raporuna bakabilirsiniz.

Toplantı daha sonra gündem maddelerine geçilmesi ile devam etti. (Eren Aşnaz)

 

 

 

Hakkımızda Gündem

Bu Haber Çok Okundu

img_5233

Anahtar cümle: “Kadın Kolları Başkanıyım”

Bu akşam, hastane aciline gelerek beyin MR’ı çektirmek isteyen bir kadın hasta, çektiremeyeceğini söyleyen nöbetçi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.