Anasayfa / Yazarlar / 3G’YE DÖNDÜK!

3G’YE DÖNDÜK!

Aylarca düğün dernek yapıldı. Davullar, zurnalar çalındı. Dünya hala 3G’de iken, biz 4,5G’ye geçtik. Dünya Devletiyiz. Dünya Lideriyiz. İşte budur. Hayal bile edilmezdi. Vay babam vayy. Tabi ki herkes gibi bizler de, teknolojiden faydalanmalıydık. 4,5G’ ye geçtik. Hay geçmez olaydık! Tıkır, tıkır çalışan telefonumuz lal oldu. Dili tutuldu. Telefonla konuşamaz olduk. Bizi arayanlar, “Aradığınız kişiye ulaşılmıyor” sesiyle karşılaştılar. Sorduk, soruşturduk. Sizin telefonunuzda hata var diyenler oldu. Hopplala. Yahu daha yeni aldık telefonu. Niye sıkıntı olsun ki? Doğru Turkcell’in yolunu tuttuk. Orhan Gencebay’ın şarkısındaki gibi, “Ne oldu bana bilemem. Kendimi kaybettim. Ben eski halimle daha mesuttum”, diyerek, 4,5G denilen uydurma teknolojiden, 3G’ye yani eski sisteme dönmek istediğimizi söyledik. Bir dakika içinde, hayata, pardon 3G’ye döndük. Dönüş o dönüş. En küçük bir sıkıntı yok. Telefonumuzun, sanki bağlı ayakları çözüldü. Koşmaya başladı. Her şey mükemmel. İnternet, görüşme vs. On numara. Sizin de sıkıntılarınız vardır. Bizim gibi, kim “Benim sopam ilaçtır” diyenlere itibar edip koşmayın! Geçin eski sisteme. Sıkıntılarınız bitsin. İletişim merkezine gitmenizi de gerek yok. 2222’ye 3G diye mesaj atın. Anında hayata bağlanın Turkcelle. Tabi diğer operatörlerin numarasını, bilmediğimiz için karışmıyoruz. Gelin, telefonlarınızın elini kolunu serbest bırakın. Bu kıyağımızı da unutmayın.

GELECEĞİNİ BİLİYORDUM!

Savaşın en kanlı günlerinden biri. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü görür. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu.

– Teğmenim, fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?” Delirdin mi? der gibi baktı teğmen.- Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma. Asker ısrar etti. Teğmen:

– Peki… Git o zaman… İnanılması güç bir mucize. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı koşa koşa döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti. Sonra onu sipere taşıyan askere döndü: -Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bak haklı çıktım. Bu zaten ölmüş dedi teğmen. “Değdi teğmenim” dedi asker. -Nasıl değdi?” dedi teğmen. -Bu adam ölmüş görmüyor musun?

-Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak dünyaya bedeldi benim için. Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı teğmene: “Geleceğini biliyordum!” demişti arkadaşı… “Geleceğini biliyordum!”. Vefalı dostlara selam olsun. Sağlıcakla kalınız.

 

Hakkımızda Yusuf Eroğlu

Yusuf Eroğlu

Bu Haber Çok Okundu

VERMEYİNCE MABUT!

VERMEYİNCE MABUT! Her şey nasibe, kısmete bağlı. Kimse nasibinden fazlasına sahip olamaz. Ah etmek, vah …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.