Anasayfa / Galeri / Geçmiş zaman olur ki…

Geçmiş zaman olur ki…

İleri Geri

14858613_10154544403222348_1461407216_o

İş dünyası ile siyaset bir bütündür

İş dünyası ile siyaset dünyanın hiçbir yerinde ve ülkesinde ayrı düşünülemez. 1980 darbesinin ardından iş dünyası ile siyaset eskisinden daha fazla iç içe girmiştir. İş adamlarının derneğinin verdiği muhtıra ile hükümet düşmüş, yeni hükümetler kurulmuştur. Türk siyasi tarihi bunları hep yaşamış görmüştür. Çanakkaleli işadamları da gün gelmiş siyaseti belirlemiş, gün gelmiş siyasetten çok etkilenmiştir. Yer Cumhuriyet Meydanı. Dönemin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Niyazi Önen, beraberinde Çanakkale Milletvekili Nevfel Şahin ile birlikte Başbakan Tansu Çiller ile seçim öncesi bölge sorunlarını ayaküstü görüşürlerken…

14799735_10154528469077348_1872557866_o

Ne maçlar gördük

1990’lı yılların ortalarından kalan bir fotoğraf. Bu alanda öyle maçlar, öyle toplantılar yapıldı ki, unutmamak mümkün değil.

Çanakkale Belediyespor Balkan Kupasını bu salonda kazandı. Bir çok sivil toplam örgütü toplantılarını bu salonda yaptı. AK Partinin başarılı milletvekili Ayhan Gider de bu salonda yapılan seçimde 1. Çıkmış ve vekilliğin yolunu bu başarısı ile açmıştı. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Dünya Şampiyonu Vakıfbank bu salonda maç yaptı. Dünya satarları bu salondan geçti. Manisalı Jimnastikçi Dünya 1. Ayşe Begüm Onbaşı bu salonda gösteri yaptı.

kirati-sahlandiracak

Kıratı şahlandıracak

Hüseyin Elibol; Çanakkale sağ siyasetinde çizgi kırıklığı yapmamış çok az sayıdaki isimlerden birisidir. Mimar ve bir o kadarda inşaatın her alanında bilgi sahibi bir dostumuz.

Yine bir seçim öncesi, alan çalışması yapılıyor. Genç siyasetçi Hüseyin Elibol da kıratı sandıkta şahlandırmak için sahada. Lapseki’nin merkeze çok uzak bir köyüne dönemin Doğru Yol Partisi çıkartma yapmış. Çanakkale de bir zamanlar Doğru Yol’un önemli kalelerinden birisiydi. Bir seçimde 5 milletvekili çıkarıp Bakanlığı da kapmıştı.

 

gündem

Siyasi mazi silinmemeli

Toplumların siyasi mazisi silinmemeli. 14 yıldan bu yana aynı siyasi parti ve isimler iktidar olunca sanki dünü yaşamamış gibi oluyoruz. Türk siyaset sahnesinden kimler geldi, kimler geçti. Bunları geriye dönüp baktığımızda hatırlayabiliyoruz. İşte bunlardan bir isim. Türk siyaset tarihinin en renkli kişisi Rahmetli Süleyman Demirel. Şapkasını (Fötr) salladığında meydanları inletirdi. Nüktedenliği, ince espri anlayışı ve dönüşümü en iyi yapan siyasi isimlerin başında gelirdi. Ömrü biraz daha vefa etseydi, siyasi çizgisi sağda başlayıp, benim diyenden daha solda tamamlanacaktı. Espri bir tarafa, yarımadada büyük yangının ardından çekilmiş bir fotoğraf. “Baba” objektiften ufka, bizim matbuat da kendi objektiflerinden babaya bakıyor.

Rahmet diliyorum

Rahmet diliyorum

 Milliyetçi Hareket Partisi şu günlerde birbirine girmiş, kimin haklı kimin haksız olduğu tartışılıp duruyor. Bu tartışmalar devam etsin gitsin. Bizim tartışmayacağımız, Çanakkale’deki tüm MHP’lilerin de tartışmayacağı bir tek konu var. O da partiye, memlekete, yetiştirdiği öğrenciler kadar dürüst, doğru, net kişiliği ile hizmet etmiş bir isim. Çanakkale’deki MHP’lilerin idolü Büyük Ülkücü Sıktı Turan. Çanakkalelilerin tabiri ile Sıktı Hoca. Allah Rahmet eylesin, Ruhu Şad olsun. Daha kimler yok ki. Uzun ömürler dileyeceğimiz o dönemin kibar, nazik, efendi siyasetçilerinden ve bürokratlarından Sadık Kırbaş (DSP Milletvekili), Mehmet Seyman (Dönemin vali yardımcısı), Kültür Bakanı İstemihan Talay, yine hemen arkalarında dönemin Bayramiç Belediye Başkanı Aytimur Küçükler’e de rahmet diliyoruz.

13460837_10154182028167348_1581055204_o

13461359_10154182026642348_1145481516_o

Nerde o eski bayramlar

18 Mart törenlerine eskiden de siyasiler ilgi duyar, ilimizde boy gösterirlerdi. Son yıllarda da her 18 mart törenlerine yine siyasiler ilgi gösteriyor. Eskiden, siyasilerin yanısıra, tanınmış, kişiler de ilgi duyardı. Yani eskiden bayramlar daha halkı kucaklayacak şekilde kutlanır, siyasetten uzak tutulmaya çalışılırdı. Yine eski bayramlardan birisinde dönemin Başbakanı oturmuş konuşmaları dinlerken, hemen arkasında da kırkpınarda uzun yıllar ağalık yapan Hasbi Menteşoğlu, bir sonrasında da Türk Sinemasının unutulmaz jönü “Dünyayı kurtaran adam” At, Avrat ve Kılıç ustası Cüneyt Arkın, boy göstermiş.

Hey gidi eski bayramlar hey

1

Naturel içelim

Üretimi, içmesi, insanda yarattığı hastalıklar ve daha neler neler. Sözünü ettiğimiz konunun özü TÜTÜN. Üritemi dert, içmesi zevk, sonrası yine derttir. Tütün üretimi Ege bölgesi başta olmak üzere genellikle kırsal alanlarda yapılır. Çanakkale’nin de yenice bölgesinde üretilir. Tütün üretmek için en az 14-16 ay işçilik yapman gerekir. Fidesinden, dikimine, çapasından, kırımına, dizgisinden, sergisine kadar uzanan uzun bir işciliği vardır. Kısaca adına romanlar, hikayeler yazılmış, türküler yakılmıştır.

Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanı Sayın Cumhur Ersümer, beraberinde yine dörnemin Çanakkale Valisi Sayın Ekrem Özsoy. İki üst düzey yetkili Yenice’ye gidip meşhur Aganya ovasında köylü mehmet Aga’ya misafir oldular. Eee gelen devlet büyüklerimiz “şeherden” (Şehirden) gelmiş ya. Ne yapsın mehmet Aga. O’nlara ağız tadıyla içtiği naturel kendi yetiştirdiği tütünlerden önce kıyıp sonra da sarıp ikram ediyor. Sigarayı yakmak için de kibrit- çakmak kullanılmayıp Kav ile yakıyor. He gidi eski günler hey.

Kaleye gitmek

Günümüz futbolunda çok farklı deyimler vardır. Maç anlatılırken, analiz, kritik yapılırken bu deyimler sıkça kullanılır. Futbol deyimleri zaman zaman siyasi sohbetlerde de kendisine yer bulur ve kullanılır. Siyasetçiler ile futbolcuların en önemli benzerliği, arkalarında az ya da çok bir taraftar topluluğu olmasıdır. Bazı siyasetçiler, hep orta sahada top çevirirken, bazı siyasetçiler de topu ayağına alır almaz direkt olarak kaleye giderler. Kaleyi karşısına alan her sporcu kaçınılmaz olarak şutunu çekip gol bulmaya çalışır. Tecrübesine, kıvraklığına göre de yüzde 75’in üzerinde çektiği şut, gol ile sonuçlanıp kentin takımına galibiyeti getirir.

İsmail Özay, futboldan çok anlamaz. Ama siyaset sahalarında direkt kaleye giden isim olarak bilinir. Futbolun ve siyasetin takım oyunu olduğunu iyi bilenlerden olduğu için hiçbir zaman küçük (Minyatür) sahada maça çıkıp üç kişilik takımlarda kaptanlık pazubandını koluna geçirmez. Hep büyük sahalarda deyim yerindeyse arenalarda sahaya çıkar. Topu ayağına aldığında da kaleye gitmesini sever ve becerir. Gerçi son maçta takım arkadaşları kendisini yalnız bıraktılar. Şimdi Özay’ın eski takım arkadaşlarının farklı kulvarlarda yeni takım kaptanı aradıklarını izliyoruz. Yine kaptan değiştirmeye çalışıyorlar. Eee futbolda bir deyim daha var. ‘Gol atamayana atarlarmış’. Bizden söylemesi…

13453028_1085870714790149_763921188_o 13460876_1085870728123481_275307250_o

Köklü değişim

Esenler mahallesine henüz Amet Esenler denmediği bir dönem. Semt yeni yeni yapılaşmaya açılıyor. Göç edenler yakın köylerden geliyordu. Şimdi büyüdü, hatta halk arasında “Amet Esenler” deniliyor. Şaka da olsa göç artık yakın köylerden değil, çok uzuk noktalardan gelmeye başladı. Yöneticilerin burda acilen alması gereken önlemler varmı bilmiyoruz ama bildiğimiz ve gördüğümüz tek gerçek, semt büyüdü. Toplumsal ihtiyaçlar neler bunları bu semte nasıl kazandırırız bunun yolları aranmalı. Hey gidi günler hey. (Fotoğraf: Ali Güngör Yıldız)

alisen5223_10154159843617348_907290160_o

Kimler geldi kimler geçti

Nostalji fotoğraflarına bu gün de spor dünyası ile devam edelim. Fenerbahçe’nin efsane başkanı Ali Şen ve ekibi Çanakkale’de. Dardanelspor ile maç yapacak. Maç öncesi Sayın Başkan Niyazi Önen, tesislerde misafir takım yönetimi tarafından karşılanıyor. O dönem Fenerbahçe yönetiminde de önemli isimler var. Hatta bir tanesi sonradan fahri olarak hemşerimiz oldu. Dünya devi İçdaş’ın sahiplerinden Sayın Bayram Arsal, Aydın Ayyaydın, dönemin Belediye başkanı İsmail Özay, dönemin milletvekili Hamdi Üçpınarlar (namı değer Hamdi baba) Ali Şen, Dardenelspor başkanı Niyazi Önen ve dönemin Gümrük Müdürü İlhan İçin bey. (Fotoğraf: Ali Güngör Yıldız)

dadas4151809452348_1824856420_o

Çanakkale klasiği

Bahşiş varsa mutlaka orada klarnet ve davul da vardır. Aday kendi dönemine göre sürpriz bir isim. Nevzat Üzen. Herkesin Nevzat abisi. Ekibi de çok sağlam. Bir döneme damga vurmuş, Devlet Hastanesi başta olmak üzere özel hastanede de başhekimlik yapmış Dr. Coşkun Kunt, Avukat Mehmet Altın, şimdilerde de Sayın Muharrem Erkek’le yakın dostluğu vardır. Yani siyasetten uzaklaştı belki ama siyasetçilerden değil. İl Özel İdaresinin başarılı hukukçusu o dönemlerde yeni avukat İlknur hanım. Şimdilerin bıçkın MHP’lisi Burak Ünal. Önemli isimler.

Afişlerdeki sloganlar ise daha da önemli. “Yap-boz dönemine son” demek ki bu yap boz o tarihlerden buyana süre geliyor. Kentlinin kaderi bu ne diyelim. Katkı payını öde, gerisini merak etme! (Fotoğraf: Ali Güngör Yıldız)


13396802_10154151643552348_1955319926_o

Nereden nereye

İsmail Özay, bir dönemin en etkili ve önemli ismiydi. Hem Çanakkale siyasetinde hem de Türkiye siyasetinde. Siyasetçi ölünce emekli olur derler ama sanırım bu günlerde kendisini emekli etti bu siyasetçi. Öğrendiğime göre bir süreliğine denize çıkıp balık tutuyormuş. Balıkçılığını bilmem ama siyasette hep büyük balığın peşinde olmuştur.

Yine bir seçim öncesi. Rakibi o dönemin önemli ismi ve partisi ANAVATAN adayı Sayın Nevzat Üzen. O Kareyi de sizlerle paylaşacağım. O seçimin galibi Özay’dı. Özay’ın o günkü kadrosunda da önemli isimler vardı. Bir dönem Özay’ın prensi olarak gösterilen Sayın İsmet Güneşhan. Gerçi sonra Özay’a sırt çevirip farklı bir ekip kurdular ya neyse. Bugün Çanakkale Belediyespor’un yönetim kurulu başkanlığını yürütüyor. İl Başkan adayı oldu ama 4 oyla seçilemedi. Sandığa gömüldü. Olsun siyasette jübile olmaz. Özay, bir hedef göstermiş ama kimin o hedefe ulaştığını sizler bulabilirsiniz.

(Fotoğraf : Ali Güngör Yıldız)

çşanakkaleiskele90lar

İnsan bazen kendisini hiç yaşamamış, eski günleri çok çabuk unutmuş hissediyor. Yukarıdaki fotoğraf da tam zamanı durdurduğumuz bir an. Şimdi bakıyorum da biz bu günleri yaşadık mı? Evet, bu meydandan hep geçtik. En azından 25 yaşın üzerinde olanlar. Bugün bakıyorum da o günlerden kalmış hiçbir obje yok. Sadece anılar ve geçmişte kurulan hayaller. Ne havuz, (ki bir belediye başkanlığı seçimi böyle geçmişti. İlerleyen günlerde yeniden gündeme getireceğiz) Ne büfeler, ne Devlet Deniz Yollarına ait arabalı vapurları, ne meydan, ne bina, nede Gökçeada vapuru kaldı. Çiçek Abbas simgesi olan ‘dolmuş’ bile tarih oldu.

(Fotoğraf: Ali Güngör Yıldız)

13334407_10154137635602348_976065294_o

Çanakkale sporuna imza atmış isimler:
Dr. Firuz bey, beyefendi kişiliği ile tanınır. Her sporcunun yanında olmaya çalışır. Bir zamanlar Türkiye’nin en genç muhtarıydı. Ali Tuzlu, Namı değer Bamya Erkal. Spordan siyasete yatay geçiş yapan Serdar Soydan.
Çanakkale Dardanelspora emeği çok geçen, iki isimbir arada. Nahit Güzel ve Sportmen, sporcuların en sevdiği abisi aynı zamanda önemli bir işadamı herkesin Hayrettin abisi. Sayın Hayrettin Çetinkaya.

(Fotoğraf: Ali Güngör Yıldız)

13388773_10154141445327348_1257945294_o
Aradan çok uzun zaman geçmiş değil. Zaman 1990’lı yılları gösteriyor. Yer Çanakkale 18 Mart Stadyumu. Günlerden Pazar. O günkü ismi ile kentin takımı Çanakkale spor maç yapıyor. Orta sahada bir ikili mücadele anında deklanşöre basmışım. Zamanı o anda dondurmuş ve anı görüntülemişim.

O hücumun sonu gol oldu mu bilmiyorum ama görüntüye baktığımızda asıl golü yiyenin bizler olduğunu söyleyebilirim. Hemen karşımızda 18 Mart Kapalı spor salonu. Arkasında yeni yapılmakta olan çok katlı olmayan semt evleri. Ve asıl ufukta o günün şartlarında yapımı tamamlanan devasa SSK Hastanesi.

Şimdi yıkılıp yerine yenisi yapılan Kocatepe Camisinin minaresi de Selimiye Camisi minaresine benziyor. Bu gün kale duvarları gibi gözüken hastane önündeki seyir tepeleri de bom boş duruyor. Yapılaşmaya açıp kenti büyütmek mi daha iyi yoksa eski fotoğraflara bakıp geçmişi yad etmek mi? Bunun kararını sizler verin. –

(Fotoğraf: Ali Güngör Yıldız)


13388962_10154142589012348_629544482_o

O bir idoldü. Çok sevdi, sevildi. Terk etti, terk edildi. Üç kez Altın Küre ödülünü aldı. Katolik bir ailenin oğlu olarak İskenderiye’de doğdu, Mısır’da Müslüman olarak hayata gözlerini yumdu. İki şeyden vazgeçmedi, birisi kadın, diğeri ise kumar. 55 yıllık sanat yaşamı süresince 100’ün üzerinde filmde rol aldı. Kalp krizinden Kahire’de öldüğünde tek başına yaşıyordu. Otoriteler kendisini yüzyılın önemli isimlerinden birisi olarak tanıtırken, o sıradan birisiyim diyordu. Kim mi bu isim?

Ömer Şerif. Dünya starıydı. Çanakkale’ye geldi, gezdi. Truva’ya gitti. Anadolu kahramanı Hektor’un geçtiği yollardan geçiyorum diyerek dönemin Valisi Süleyman Kamçı ve eşi Ayşe Hanım tarafından onuruna yemek verildi. Bir dünya starı isim Kentimize gelmiş ve Vali tarafından ağırlanmıştı. Ömer Şerif’i ağırlayan Sayın Kamçı, şimdi Eliya Kazan’ın doğduğu topraklarda valilik görevini sürdürüyor.

(Fotoğraf: Ali Güngör Yıldız)

 

13405519_10154145051412348_1911293895_o

Yeniliğe zor geçip çabuk alışıyoruz.

Fotoğrafın altına ‘Çarşı Caddesi’ diye not düşmüşüm. O dönem için evet öylede denilebilir. Ama bu gün çarşı caddesi denildiğinde burası akla gelmez. Burası meşhur Kuyumcular caddesi. Dönemin Belediye Başkanı İsmail Özay, “çarşı caddesini trafiğe kapatacağız” dediğinde kızılca kıyamet kopmuştu. Cadde üzerinde bulunan esnaflar da ikiye ayrılmış, bir kısmı istemez yük maduna girmişti. Başkan Özay, ‘ben yaptım oldu’ demedi. Caddenin ortasına bir sandık konup referanduma gidildi. Çarşı böylelikle trafiğe kapatıldı.

Sahi bu gün yeniden trafiğe açılsın diye sandık konsa sonuç ne olur acaba? – (Fotoğraf: Ali Güngör Yıldız)

13383353_10154148408132348_621979708_o 1990 yıllarda ismi hep tartışma konusu oldu. Kimilerine göre (Sağda siyaset yapanlar) Yahya Çavuş parkı, (12 Eylül döneminde ismi böyle değiştirilmiş) kimine göre de (Sol’da siyaset yapanlar, düzene karşı olup halkın yanında olduğunu söyleyenlere) göre de ismi eskisi gibi Halk Bahçesi. Belki Çanakkale belediyesinin seçimlerini sosyal Demokrat siyasi görüş kazandığı için de olabilir, bu isim kaldı. Yani Halk Bahçesi.

Geçmişi 1840 yıllara dayanıyor. İddiaya göre burası 1800 yıllarda İngiliz Calverd ailesine ait konağın bahçesi olarak kullanılıyormuş. İçerisinde dışarıdan konağa getirilen süs bitkileri ve yöresel meyvelerden oluşan ağaçlar bulunuyormuş. Bahçe 1938 yılında kamulaştırılmış. Şu an 36.500 metre kare alanı kaplıyor. Yazın sıcağında insanları dinlendiren, serinleten bir yönü vardır. Askerler yemin töreninden sonra burada toplanır aileleri ile birlikte hasret giderir. İsmail Özay, döneminde son dizaynı yapıldı. Bu gün de park ve sabahları yürüyüş ihtiyacını gidermektedir. Fotoğrafta parkın 1990 yıllarda yeniden yapılırken ki hali görülüyor.(Fotoğraf: Ali Güngör Yıldız)

İleri Geri

Hakkımızda admin

Bu Haber Çok Okundu

tecrube-dost-kazandirir

Barış Turnuvası’ndan inciler

Aman boş olmasın ayıp olur Çanakkale Belediyespor’un bu sezonun “en” transferi. Çevresi tarafından ağır başlılığı, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.